Koca bir şehrin ağırlığını sırtından attığın o an, insanın sinir sistemi resmen resetleniyor. İstanbul’dan Sapanca’ya bir cuma akşamı kaçtığımda, trafikte geçen üç saate rağmen vardığımda ciğerlerime dolan havanın tadı bile farklıydı. Beyin, tanıdık uyaranlardan kopunca bir tür yenilenme moduna geçiyor. Hele bir de telefon çekmiyorsa, gündelik kaygılar sanki valizle evde kalmış gibi. Psikolojide buna çevresel ayrışma etkisi diyorlar, alışılmış ortamdan uzaklaşınca beyin başka devreleri çalıştırıyor. Sadece doğa içinde yürüyüş bile kortizol seviyesini düşürüyormuş, bunu ilk elden deneyimledim: Dağ evi, çam kokusu, sessizlik—her biri ayarları sıfırlayan birer buton gibi. Dönüşte şehir yine aynı şehir ama kafanın içi farklı bir ritim tutturmuş oluyor.
00