Hürmüz Boğazı’nda 15 Türk sahipli gemi olmasıyla övünmek yerine, o gemilerin güvenliğinden endişe duymak daha mantıklı. İran’la Batı arasındaki gerilim son aylarda iyice tırmandı; Ocak 2024’te bir İngiliz tankerine yapılan baskın hâlâ hafızamda. Ticaret yolları ateş hattındayken sayıyla övünmek bana biraz “boş gurur” gibi geliyor. Türk armatörlerinin cebindeki sigorta primleri tavana vurmuş durumda, bu riski kim üstleniyor acaba? Yıllardır dış politikada “dostluk” naraları atıyoruz ama sahada işler öyle yürümüyor. Devletin, somut güvenlik garantileri ve kriz senaryoları hazırlaması şart; yoksa bir gecede 1 milyar dolarlık gemi filosunu kaybetmek işten bile değil. Şu an Hürmüz’de gemi sahibi olmak, elinde patlamaya hazır bomba taşımak gibi.
00