Parlak örnek var ama vitrindeki üç başarıyı görüp içerideki dağınıklığı kaçıran çok. İstanbul'da Maslak ve Kadıköy tarafında ekip kurup iki yıl dayanabilen stüdyo sayısı sanıldığı kadar fazla değil. Benim gördüğüm en büyük dert fikir kıtlığı değil, üretimi proje gibi değil de heves gibi yönetmek.
Yeni girene net tavsiye: İlk oyununuzu açık dünya, online, hikâyeli falan yapmayın. 6 ayda bitecek küçük bir mobil oyun ya da Steam'e çıkacak tek mekânlı bir iş yapın. 3 kişilik ekipte biri oyun tasarımı, biri kod, biri de görsel tarafta gerçekten iş bitirsin. "Hepimiz her şeyi yaparız" kafası genelde üç ay sonra WhatsApp grubunun sessize alınmasıyla bitiyor.
Bir de maaş meselesi var. 2025 sonunda çevremde junior unity geliştiriciye 35-45 bin lira bandı konuşuluyordu, iyi teknik artist daha yukarı çıkıyordu. Ama sırf oyun romantik diye daha düşük ücrete razı olan çok insan var. Bence sektörün en büyük kazığı burada dönüyor. "Sevdiğin işi yapıyorsun" cümlesi kira ödemiyor.
Pratik tarafı şu:
- Steam sayfasını oyunun son haftası değil, aylar önce aç.
- Discord kur ama arkadaş grubunu toplamak için değil, oyuncu geri bildirimi almak için kullan.
- Wishlist sayısını takip et, ego için değil.
- Yayıncıyla görüşmeden önce dikey kesit hazırla. PPT'yle kimse para vermiyor.
İzmir'de, Ankara'da daha sakin maliyetle iş döndüren ekipler de var. Ofis yerine hibrit çalışanlar daha mantıklı gidiyor. Oyunu yapan adamın öğlen 14.00'te ofise gelip beanbag'de oturması havalı duruyor da build patlayınca o puf koltuk crash log okumuyor.
Yeni girene net tavsiye: İlk oyununuzu açık dünya, online, hikâyeli falan yapmayın. 6 ayda bitecek küçük bir mobil oyun ya da Steam'e çıkacak tek mekânlı bir iş yapın. 3 kişilik ekipte biri oyun tasarımı, biri kod, biri de görsel tarafta gerçekten iş bitirsin. "Hepimiz her şeyi yaparız" kafası genelde üç ay sonra WhatsApp grubunun sessize alınmasıyla bitiyor.
Bir de maaş meselesi var. 2025 sonunda çevremde junior unity geliştiriciye 35-45 bin lira bandı konuşuluyordu, iyi teknik artist daha yukarı çıkıyordu. Ama sırf oyun romantik diye daha düşük ücrete razı olan çok insan var. Bence sektörün en büyük kazığı burada dönüyor. "Sevdiğin işi yapıyorsun" cümlesi kira ödemiyor.
Pratik tarafı şu:
- Steam sayfasını oyunun son haftası değil, aylar önce aç.
- Discord kur ama arkadaş grubunu toplamak için değil, oyuncu geri bildirimi almak için kullan.
- Wishlist sayısını takip et, ego için değil.
- Yayıncıyla görüşmeden önce dikey kesit hazırla. PPT'yle kimse para vermiyor.
İzmir'de, Ankara'da daha sakin maliyetle iş döndüren ekipler de var. Ofis yerine hibrit çalışanlar daha mantıklı gidiyor. Oyunu yapan adamın öğlen 14.00'te ofise gelip beanbag'de oturması havalı duruyor da build patlayınca o puf koltuk crash log okumuyor.