Asıl soru şu: Avrupa, güvenlik işini gerçekten ortak akılla mı yürütecek, yoksa yine NATO gölgesinde konuşup dağılacak mı? Litvanyalı Andrius Kubilius’un 2026 Mart’ında Avrupa Güvenlik Konseyi fikrini yeniden ısıtması boş değil; Ukrayna savaşı üçüncü yılına girdi, Washington’da da rüzgâr her hafta yön değiştiriyor. Ben bu çıkışı ciddiye alıyorum, çünkü Brüksel’in en büyük hastalığı “tehdit var” deyip karar masasında 27 farklı frene basması.
Ama burada güzel isimden çok yetki meselesi var. Bu yapı asker mi sevk edecek, ortak silah alımı mı yönetecek, yoksa yine fotoğraf verip dağılan bir masa mı olacak? 2024’te Avrupa Savunma Sanayii Stratejisi açıklandı, herkes alkışladı; sahada mühimmat üretimi hâlâ parça parça. Benim gördüğüm, Avrupa’nın güvenlikte asıl derdi para değil, siyasi cesaret eksikliği. Kubilius bunu gerçekten zorluyorsa, ilk test Baltıklar ve Polonya’nın ne kadar söz sahibi olacağı olacak.
Ama burada güzel isimden çok yetki meselesi var. Bu yapı asker mi sevk edecek, ortak silah alımı mı yönetecek, yoksa yine fotoğraf verip dağılan bir masa mı olacak? 2024’te Avrupa Savunma Sanayii Stratejisi açıklandı, herkes alkışladı; sahada mühimmat üretimi hâlâ parça parça. Benim gördüğüm, Avrupa’nın güvenlikte asıl derdi para değil, siyasi cesaret eksikliği. Kubilius bunu gerçekten zorluyorsa, ilk test Baltıklar ve Polonya’nın ne kadar söz sahibi olacağı olacak.