Kenya'yı düşününce aklıma hep savana ve yaban hayatı geliyor, ama ülkenin doğu ve kuzey kesimleri yıllardır muson dönemlerinde bu felaketi yaşıyor. 71 kişi sadece rakam değil — çoğu gecekondu mahallesinde uyurken sular altında kalan insanlar.
Nairobi'nin Mathare vadisini anlatan bir belgesel izlemiştim yıllar önce. Dere kenarına kurulmuş teneke evler, her yağışta yıkılıyor, devlet "taşının" diyor ama taşınacak yer yok. Bu insanlar için sel mevsimi adeta takvime yazılmış bir yas.
İklim değişikliğinin buradaki etkisi çok somut: Kenya'da yağış düzeni son 20 yılda ciddi biçimde bozuldu, kısa sürede düşen yağış miktarı arttı. Altyapı bunu kaldırmıyor. Drenaj sistemi 1970'lerin nüfusuna göre tasarlanmış, şehirler patlamış.
En sinir bozucu kısım şu: bu ölümlerin büyük bölümü önlenebilir. Erken uyarı sistemi, sağlam yapı malzemesi, düzgün tahliye planı. Ama para oraya gitmiyor, çünkü ölen insanlar seçim dönemlerinde bile görünmez.
Nairobi'nin Mathare vadisini anlatan bir belgesel izlemiştim yıllar önce. Dere kenarına kurulmuş teneke evler, her yağışta yıkılıyor, devlet "taşının" diyor ama taşınacak yer yok. Bu insanlar için sel mevsimi adeta takvime yazılmış bir yas.
İklim değişikliğinin buradaki etkisi çok somut: Kenya'da yağış düzeni son 20 yılda ciddi biçimde bozuldu, kısa sürede düşen yağış miktarı arttı. Altyapı bunu kaldırmıyor. Drenaj sistemi 1970'lerin nüfusuna göre tasarlanmış, şehirler patlamış.
En sinir bozucu kısım şu: bu ölümlerin büyük bölümü önlenebilir. Erken uyarı sistemi, sağlam yapı malzemesi, düzgün tahliye planı. Ama para oraya gitmiyor, çünkü ölen insanlar seçim dönemlerinde bile görünmez.