Eskiden NATO denince masaya Amerika vurur, çoğu üye de “tamamdır” deyip sıraya girerdi. 1999 Kosova’da, 2001 sonrası Afganistan’da iş öyle yürüdü; itiraz eden oldu ama kimse bugünkü kadar frene basmadı. Şimdi 17 Mart 2026’da tablo net: halk desteği düşük, bütçe baskısı yüksek, seçim korkusu ayrı dert, kimse kendi askerinin tabutunu memlekete yollamak istemiyor.
Bence mesele sadece korkaklık değil, dümdüz çıkar hesabı. 2022’den beri Ukrayna savaşı, enerji faturası, göç baskısı derken Avrupa ülkeleri “ortak savunma” lafını seviyor ama sıcak operasyona gelince yüzler düşüyor. Almanya’da savunma harcaması tartışması bile aylarca iç siyaset malzemesi oldu, Macaristan zaten ayrı telden çalıyor.
Bir de eski dönemle bugünün farkı şu: eskiden Washington’ın çizdiği çerçeve sorgusuz kabul görüyordu, şimdi Paris başka, Berlin başka, Ankara başka hesap yapıyor. İttifak kâğıt üstünde kalabalık, sahada ise gönülsüz kalabalık çok işe yaramıyor.
Bence mesele sadece korkaklık değil, dümdüz çıkar hesabı. 2022’den beri Ukrayna savaşı, enerji faturası, göç baskısı derken Avrupa ülkeleri “ortak savunma” lafını seviyor ama sıcak operasyona gelince yüzler düşüyor. Almanya’da savunma harcaması tartışması bile aylarca iç siyaset malzemesi oldu, Macaristan zaten ayrı telden çalıyor.
Bir de eski dönemle bugünün farkı şu: eskiden Washington’ın çizdiği çerçeve sorgusuz kabul görüyordu, şimdi Paris başka, Berlin başka, Ankara başka hesap yapıyor. İttifak kâğıt üstünde kalabalık, sahada ise gönülsüz kalabalık çok işe yaramıyor.