– 2022’den beri freelance çalışıyorum, en büyük artısı bana göre Türk lirasının dertlerini sıfırlaması. Geçen yıl, bir ABD’li startup için remote React projesi yaptım, aylık 3500 dolar cebe. Türkiye’de aynı işi kadrolu yapsam, maaşın onda biri. Yani dövizi memlekete sokmak, freelance’in altın madeni.
– İstanbul’da ofiste çalışırken yol, yemek, sabah trafiği derken günün üçte biri yanıyordu. Şimdi evdeyim, Kadıköy’deki evden yazıyorum, sabah 8.30’da deniz havası eşliğinde kod başı yapıyorum. Patronun “ne giydin” derdi yok, toplantı yok, gece 2’de iş bitirip sabah 10’da uyanabiliyorum.
– Freelance çalışınca aslında klasik işçi-patron ilişkisi gevşiyor, müşteriyle birebir temas ediyorsun. Eylül 2025’te İsveç’ten bir ajansla iş yaptım, adamlar “sen ne kadar istiyorsan söyle” dedi. Teklifimi direkt kabul ettiler, Türkiye’de ise fiyatı üç kere kırmaya çalışıyorlar. Pazarlık kültürüyle uğraşmak istemeyen için birebir.
– Network olayı da bir tuhaf hızlanıyor. Her yeni proje yeni insan, yeni ülke, yeni iş demek. Geçen ay Berlin’den bir müşteriyle tanışıp, iki hafta sonra Londra’daki başka bir ekibe referansla iş geçtim. Kurumsal şirkette bunu görmek zor.
– Eline geçen para bazen düzensiz ama tek bir maaşa bakmak zorunda kalmıyorsun. Elin ekmeği bol, yeteneğin varsa işsiz kalmak zor. Türk piyasasıyla cebelleşmek yerine dünyaya açıl, freelance’in en büyük artısı burada bence.
– İstanbul’da ofiste çalışırken yol, yemek, sabah trafiği derken günün üçte biri yanıyordu. Şimdi evdeyim, Kadıköy’deki evden yazıyorum, sabah 8.30’da deniz havası eşliğinde kod başı yapıyorum. Patronun “ne giydin” derdi yok, toplantı yok, gece 2’de iş bitirip sabah 10’da uyanabiliyorum.
– Freelance çalışınca aslında klasik işçi-patron ilişkisi gevşiyor, müşteriyle birebir temas ediyorsun. Eylül 2025’te İsveç’ten bir ajansla iş yaptım, adamlar “sen ne kadar istiyorsan söyle” dedi. Teklifimi direkt kabul ettiler, Türkiye’de ise fiyatı üç kere kırmaya çalışıyorlar. Pazarlık kültürüyle uğraşmak istemeyen için birebir.
– Network olayı da bir tuhaf hızlanıyor. Her yeni proje yeni insan, yeni ülke, yeni iş demek. Geçen ay Berlin’den bir müşteriyle tanışıp, iki hafta sonra Londra’daki başka bir ekibe referansla iş geçtim. Kurumsal şirkette bunu görmek zor.
– Eline geçen para bazen düzensiz ama tek bir maaşa bakmak zorunda kalmıyorsun. Elin ekmeği bol, yeteneğin varsa işsiz kalmak zor. Türk piyasasıyla cebelleşmek yerine dünyaya açıl, freelance’in en büyük artısı burada bence.