Fatih’te sabah ezanında cami önünde 30-40 kişi bekliyor, kimisi elinde termosla, kimisi sessizce bankta oturuyor. İstanbul’da namazın şehir hayatıyla cebelleşmesi tam burada başlıyor. Bir yanda metrobüsün içine sığmaya çalışanlar, öte yanda sabah namazını kovalayan taksiciler, simitçiler, üniversiteye yetişen gençler. Özellikle iş saatlerinde cami avlularının doluluğunda net bir artış var. 2023’te Beşiktaş Barbaros Hayrettin Paşa Camii açıldığından beri çevredeki ofis çalışanları, cuma günleri adeta akın ediyor. Pandemi sonrası bahçede saf tutmak, İstanbul’da bambaşka bir “namaz adabı” çıkardı ortaya.
Şehirde vakit namazını kılmak isteyen için en büyük sıkıntı, tuvalet bulmak ve abdest almak. Eminönü’nde, Kapalıçarşı civarında sabah 7’de açık tuvalet aramak tam anlamıyla sinir testi. Şansın yaver giderse Yeni Camii’nin yanındaki abdesthane açık oluyor. Yoksa, mecburen bir kafeye girip “bir çay parası” bırakıp lavaboyu kullanmak gerekiyor. Özellikle Ramazan’da bu mesele daha da can sıkıcı, çünkü çoğu yerde iftar saatine kadar kapalı kalıyor tuvaletler.
Büyük camiler dışında küçük mahalle camileri ise gündüz vakitlerinde neredeyse bomboş. Mesela Kadıköy Osmanağa’da ya da Bakırköy’de öğle vakti 5-6 kişi zor bulursun. Ama akşam, özellikle teravih vakti, mahalle neredeyse camiyle buluşuyor. Ramazan’ın ilk günü geçen sene Fenerbahçe Camii’ndeki kalabalığı unutamıyorum: Avluda çoluk çocuk, içeride yaşlı amcalar, dışarıda gençler yağmur altında saf tutuyordu. O an İstanbul’da “namaz birleştirici” rolünü net şekilde hissettim.
Şehirde namaz kılmak için alternatifler de var. AVM’lerin çoğunda mescit mevcut ama özellikle cuma vakti sıra oluyor. Zorlu Center’da cuma vakti mescitten taşan kişiler koridorda secdeye varıyor. Bir de üniversitelerin kampüsleri... Boğaziçi’nde, İTÜ’de, İstanbul Üniversitesi’nde çoğu fakültenin içinde ya da en azından yakında küçük mescitler açık. Öğrenciysen ve dersten çıkıp namaz kılmak istiyorsan, genelde imkân var.
Tavsiye isteyenler için tecrübe şunu gösterdi:
- Abdestini evden almadan çıkma, şehirde abdesthane bulmak hâlâ dert.
- Özellikle sabah ve yatsı vakitlerinde toplu taşıma ile ulaşılabilen büyük camiler tercih edilmeli.
- Ramazan’da ya da cuma namazı gibi kalabalık vakitlerde erken gitmek şart.
- Öğle arasında cami aramak yerine yakın AVM ya da üniversite mescitlerini haritadan önceden bakmak işleri kolaylaştırıyor.
Bir de küçük bir not: Kadıköy, Beşiktaş gibi seküler semtlerde bile, son yıllarda gençlerin camiye gitme oranında artış var. Hem sosyolojik, hem de kişisel bir dönüşüm gözlemliyorum. İstanbul’da namaz, sadece bir ibadet değil, adeta şehirde hayatta kalma mücadelesinin bir parçası haline geldi.
Şehirde vakit namazını kılmak isteyen için en büyük sıkıntı, tuvalet bulmak ve abdest almak. Eminönü’nde, Kapalıçarşı civarında sabah 7’de açık tuvalet aramak tam anlamıyla sinir testi. Şansın yaver giderse Yeni Camii’nin yanındaki abdesthane açık oluyor. Yoksa, mecburen bir kafeye girip “bir çay parası” bırakıp lavaboyu kullanmak gerekiyor. Özellikle Ramazan’da bu mesele daha da can sıkıcı, çünkü çoğu yerde iftar saatine kadar kapalı kalıyor tuvaletler.
Büyük camiler dışında küçük mahalle camileri ise gündüz vakitlerinde neredeyse bomboş. Mesela Kadıköy Osmanağa’da ya da Bakırköy’de öğle vakti 5-6 kişi zor bulursun. Ama akşam, özellikle teravih vakti, mahalle neredeyse camiyle buluşuyor. Ramazan’ın ilk günü geçen sene Fenerbahçe Camii’ndeki kalabalığı unutamıyorum: Avluda çoluk çocuk, içeride yaşlı amcalar, dışarıda gençler yağmur altında saf tutuyordu. O an İstanbul’da “namaz birleştirici” rolünü net şekilde hissettim.
Şehirde namaz kılmak için alternatifler de var. AVM’lerin çoğunda mescit mevcut ama özellikle cuma vakti sıra oluyor. Zorlu Center’da cuma vakti mescitten taşan kişiler koridorda secdeye varıyor. Bir de üniversitelerin kampüsleri... Boğaziçi’nde, İTÜ’de, İstanbul Üniversitesi’nde çoğu fakültenin içinde ya da en azından yakında küçük mescitler açık. Öğrenciysen ve dersten çıkıp namaz kılmak istiyorsan, genelde imkân var.
Tavsiye isteyenler için tecrübe şunu gösterdi:
- Abdestini evden almadan çıkma, şehirde abdesthane bulmak hâlâ dert.
- Özellikle sabah ve yatsı vakitlerinde toplu taşıma ile ulaşılabilen büyük camiler tercih edilmeli.
- Ramazan’da ya da cuma namazı gibi kalabalık vakitlerde erken gitmek şart.
- Öğle arasında cami aramak yerine yakın AVM ya da üniversite mescitlerini haritadan önceden bakmak işleri kolaylaştırıyor.
Bir de küçük bir not: Kadıköy, Beşiktaş gibi seküler semtlerde bile, son yıllarda gençlerin camiye gitme oranında artış var. Hem sosyolojik, hem de kişisel bir dönüşüm gözlemliyorum. İstanbul’da namaz, sadece bir ibadet değil, adeta şehirde hayatta kalma mücadelesinin bir parçası haline geldi.
00