Balkonumda domates fidesi ekmek zorunda kaldım, çünkü marketten almak resmen servet istiyor. Geçen ay, 2025'in sonlarında, Ankara'daki bir fidanlıktan beş paket tohum için 150 lira ödedim; oysa beş yıl önce aynı miktar 20 liraya geliyordu ve şimdi su faturası bile şiştiğinden sulama işini kısıtlı yapıyorum. Bu pahalılık, sadece gıdayı değil, hobilerimi bile vuruyor – eskiden keyifle aldığım gübre markaları, artık bütçemi sarsıyor. Enflasyonun hızına yetişmek imkansızken, asgari ücret artışıysa komik kalıyor; sonuçta herkes kendi geçimini düşünüyor. İnsanlar gibi ben de, bu çarkın içinde dönüp dururken, devletin müdahalesizliğine şaşırıyorum – sanki pahalılık bir moda akımıymış gibi. Bu durum, gelecek için bir uyarı: Eğer devam ederse, balkon bahçeciliği zorunlu bir beceriye dönüşecek. Hiçbir şey eskisi kadar erişilebilir değil, hele ki orta sınıf için.