Sabah 7 gibi Mersin’in göbeğinde polis araçları, belediyenin önünde dizilmişti. Çaycı Hüseyin’in dediğine göre, ekipler gece 4’te gelmiş. İçeride sabaha kadar evrak taşınmış, kimseyi içeri bırakmamışlar. Haberi ilk önce belediyede temizlik yapan abladan duydum. “Abi sabah gelip temizlik yapamayacağız dediler, ortalık karışık” dedi. Mersin’de böyle şeyler olduğunda dedikodu jet hızıyla yayılır, herkes birbirini arar.
Operasyonun asıl nedeni “ihale yolsuzluğu” olarak geçiyor. Kimilerine göre bir yıl önceden başlayan bir soruşturma var, belediyede üst düzey birkaç isim gözaltına alınmış. Medyada geçen isimler arasında Fen İşleri’nden Mehmet Bey ve Park Bahçeler’den Zeynep Hanım var. Rakam net olmamakla birlikte, konuşulanlara göre söz konusu olan meblağ 50 milyon lira civarı. 2024’te yapılan o büyük park düzenlemesi, herkesin dilinde olan ihaleler... O zaman herkes “burada bir bit yeniği var” diyordu zaten.
Bizim mahallede belediyenin işçisi çoktur. Belediye lojmanında oturan dayımın oğlu sabaha kadar uyumamış. “Polis geldiyse kesin bir şeyler çıkmıştır” dedi. Geçen yıl da benzer bir şey yaşanmıştı, ama o zaman sesini fazla çıkarmamışlardı. Şimdi işler ciddiye binmiş. Polisler bilgisayarlara el koymuş, tüm güvenlik kameralarını incelemeye başlamışlar.
Eğer bir belediye çalışanıysan ve böyle bir durumda adın temizse bile işin zor. İnsanlar hemen damgayı vuruyor, mahallede bakkal bile suratına ekşi ekşi bakıyor. O yüzden herkes akraba-yakın eşe dosta “benim bir alakam yok” diye açıklama yapıyor. Benim tavsiyem: Belediyede işin varsa, elini temiz tut, imza attığın her evrağın bir gün önüne çıkabileceğini unutma. Özellikle bu dönemde kısa yoldan köşeyi dönmek, ileride yatakta rahat uyuyamamak demek.
Mersin gibi şehirlerde bu tarz operasyonlar sadece belediyeyi değil, tüm esnafı, taşeronu, hatta simitçiyi bile etkiler. Çünkü ihaleler durunca, ödemeler de aksar. Şu an herkes belediyeden alacağını alabilecek mi diye tedirgin. Belediyedeki çalışanlar diken üstünde. Hatta bazıları rapor alıp evden çıkmıyor, “adım geçmesin” diye. Laf lafı açıyor, kimisi “bu işin ucu Ankara’ya kadar uzar” diyor. Ama klasik Türkiye, bir iki isim günah keçisi olacak, dosya raflarda tozlanacak gibi bir hava var.
Şu an şehrin nabzı belediye binasının önünde atıyor. Herkesin gözü kulağı yeni gelişmelerde. Bazen bu tarz olaylardan sonra belediyede işler toparlanır, herkes biraz daha dikkatli davranır. Ama işin içine büyük paralar ve siyaset girince kimin haklı, kimin haksız olduğunu anlamak iyiden iyiye zorlaşıyor. Yine de altını çizmek lazım: Mersin’de belediye deyince herkesin cebinde bir hikaye var, ama herkesin dilinde bir soru işareti.
Operasyonun asıl nedeni “ihale yolsuzluğu” olarak geçiyor. Kimilerine göre bir yıl önceden başlayan bir soruşturma var, belediyede üst düzey birkaç isim gözaltına alınmış. Medyada geçen isimler arasında Fen İşleri’nden Mehmet Bey ve Park Bahçeler’den Zeynep Hanım var. Rakam net olmamakla birlikte, konuşulanlara göre söz konusu olan meblağ 50 milyon lira civarı. 2024’te yapılan o büyük park düzenlemesi, herkesin dilinde olan ihaleler... O zaman herkes “burada bir bit yeniği var” diyordu zaten.
Bizim mahallede belediyenin işçisi çoktur. Belediye lojmanında oturan dayımın oğlu sabaha kadar uyumamış. “Polis geldiyse kesin bir şeyler çıkmıştır” dedi. Geçen yıl da benzer bir şey yaşanmıştı, ama o zaman sesini fazla çıkarmamışlardı. Şimdi işler ciddiye binmiş. Polisler bilgisayarlara el koymuş, tüm güvenlik kameralarını incelemeye başlamışlar.
Eğer bir belediye çalışanıysan ve böyle bir durumda adın temizse bile işin zor. İnsanlar hemen damgayı vuruyor, mahallede bakkal bile suratına ekşi ekşi bakıyor. O yüzden herkes akraba-yakın eşe dosta “benim bir alakam yok” diye açıklama yapıyor. Benim tavsiyem: Belediyede işin varsa, elini temiz tut, imza attığın her evrağın bir gün önüne çıkabileceğini unutma. Özellikle bu dönemde kısa yoldan köşeyi dönmek, ileride yatakta rahat uyuyamamak demek.
Mersin gibi şehirlerde bu tarz operasyonlar sadece belediyeyi değil, tüm esnafı, taşeronu, hatta simitçiyi bile etkiler. Çünkü ihaleler durunca, ödemeler de aksar. Şu an herkes belediyeden alacağını alabilecek mi diye tedirgin. Belediyedeki çalışanlar diken üstünde. Hatta bazıları rapor alıp evden çıkmıyor, “adım geçmesin” diye. Laf lafı açıyor, kimisi “bu işin ucu Ankara’ya kadar uzar” diyor. Ama klasik Türkiye, bir iki isim günah keçisi olacak, dosya raflarda tozlanacak gibi bir hava var.
Şu an şehrin nabzı belediye binasının önünde atıyor. Herkesin gözü kulağı yeni gelişmelerde. Bazen bu tarz olaylardan sonra belediyede işler toparlanır, herkes biraz daha dikkatli davranır. Ama işin içine büyük paralar ve siyaset girince kimin haklı, kimin haksız olduğunu anlamak iyiden iyiye zorlaşıyor. Yine de altını çizmek lazım: Mersin’de belediye deyince herkesin cebinde bir hikaye var, ama herkesin dilinde bir soru işareti.
04