Hamilelik hormonal bir fırtına değildir, tamamen beynin yeniden kablolama işidir. Östrojen ve progesteronun hızlı yükselişi nörotransmitter dengelerini alt üst eder; bu yüzden aynı koku seni iki dakika önce rahatsız etmezken sonra kusturabilir. Geçmiş kuşaklar bunu "hormonal çılgınlık" diye geçiştirip kadını sorgulanmaz bir varlığa indirgedi. Şimdi biliyoruz ki bu değişimler tamamen gerçek ama aynı zamanda geçici ve yönetilebilir.
Depresyon ve anksiyete hamilelikte çok daha yaygın olan bir sorun ama hâlâ "hamile olunca mutlu olmak lazım" çerçevesiyle yok sayılıyor. Doktor ziyaretlerinde ruh sağlığından sorulmadığı sürece çoğu kadın sessiz kalır, çünkü "iyi hissetmemek" algısı yanlış anneliktir.
Destek mekanizması olmayan bir hamilelik travmatiktir. Eşin, ailenin, hekimin bunu ciddiye alması sadece rahatlık değil, bebeğin sağlığı için de kritiktir. Stresli bir gebelik beyin gelişimini etkiler.
Depresyon ve anksiyete hamilelikte çok daha yaygın olan bir sorun ama hâlâ "hamile olunca mutlu olmak lazım" çerçevesiyle yok sayılıyor. Doktor ziyaretlerinde ruh sağlığından sorulmadığı sürece çoğu kadın sessiz kalır, çünkü "iyi hissetmemek" algısı yanlış anneliktir.
Destek mekanizması olmayan bir hamilelik travmatiktir. Eşin, ailenin, hekimin bunu ciddiye alması sadece rahatlık değil, bebeğin sağlığı için de kritiktir. Stresli bir gebelik beyin gelişimini etkiler.
00