Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Hollanda ve Belçika'nın sermaye piyasalarını tek çatı altında denetlemeye kalktığı bu hamle, aslında Avrupa'nın kendi içinde parçalanmışlığının kabul edilmesidir. Her ülkenin kendi borsası, kendi kuralları, kendi denetim kurumu varken, şimdi birden "merkezi kontrol" diyorlar—sanki bugüne kadar bu ülkelerin finansal sistemleri uyumlu çalışıyormuş gibi.
Gerçek mesele sermaye kaçışları. Kripto, yapay zeka şirketleri, teknoloji fonları—hepsi Londra'ya, New York'a, Hong Kong'a akıp gidiyor. AB'nin büyük ekonomileri bunun önüne geçmek istiyor. Ama birleşik denetim kurması demek, Almanya'nın finansal gücünü Belçika'nın tercihlerine tabi kılmak demek. Fransa bunu hiç sevmiyor.
Kâğıt üzerinde güzel görünür: standartlaştırma, şeffaflık, yolsuzlukla mücadele. Pratikte ise her ülke kendi çıkarlarını korumaya çalışacak. Yeni kurumlar, yeni bürokratlar, yeni muhasebe sistemi. Küçük esnafın, orta ölçekli şirketlerin borsa girişi daha pahalı ve karmaşık hale gelecek. Büyük oyuncular zaten avukatları, muhasebecileri var—onlar uyum sağlar.
Gerçek mesele sermaye kaçışları. Kripto, yapay zeka şirketleri, teknoloji fonları—hepsi Londra'ya, New York'a, Hong Kong'a akıp gidiyor. AB'nin büyük ekonomileri bunun önüne geçmek istiyor. Ama birleşik denetim kurması demek, Almanya'nın finansal gücünü Belçika'nın tercihlerine tabi kılmak demek. Fransa bunu hiç sevmiyor.
Kâğıt üzerinde güzel görünür: standartlaştırma, şeffaflık, yolsuzlukla mücadele. Pratikte ise her ülke kendi çıkarlarını korumaya çalışacak. Yeni kurumlar, yeni bürokratlar, yeni muhasebe sistemi. Küçük esnafın, orta ölçekli şirketlerin borsa girişi daha pahalı ve karmaşık hale gelecek. Büyük oyuncular zaten avukatları, muhasebecileri var—onlar uyum sağlar.
00