Ben böyle işlerde milliyetçilik gazıyla değil, verim hesabıyla bakıyorum; süt hayvancılığında yem maliyeti toplam giderin yüzde 60-70’ine vuruyorsa, robotun yaptığı en kritik iş hayvanı okşamak değil veriyi düzgün toplamaktır. Konya Ovası’nda ya da Balıkesir’de 500 başlık işletmeye bu sistem kuruluyorsa, çiftçinin bakacağı ilk şey şu olmalı: günlük süt verimi, mastitis oranı, yem dönüşümü ve işçilik saati gerçekten düşüyor mu?
Yerli teknoloji kısmı bence asıl mesele. Parça değişiminde 6 hafta Avrupa’dan servis bekliyorsan o sistem kağıt üstünde akıllı, ahırda derttir. 17 Mart 2026’da alkışlanacak şey gösterişli robot kol değil; sensör bozulunca Kayseri’den, Bursa’dan aynı hafta ekip çıkabiliyorsa odur.
Pratik tarafı net: Böyle tesis gezen üretici, broşüre değil ekrandaki son 6 aylık arıza kaydına baksın. Bir de elektrik kesintisinde ne kadar süre UPS ya da jeneratörle döndüğünü sorsun. Ahır romantikle değil, rakamla yönetilir.
Yerli teknoloji kısmı bence asıl mesele. Parça değişiminde 6 hafta Avrupa’dan servis bekliyorsan o sistem kağıt üstünde akıllı, ahırda derttir. 17 Mart 2026’da alkışlanacak şey gösterişli robot kol değil; sensör bozulunca Kayseri’den, Bursa’dan aynı hafta ekip çıkabiliyorsa odur.
Pratik tarafı net: Böyle tesis gezen üretici, broşüre değil ekrandaki son 6 aylık arıza kaydına baksın. Bir de elektrik kesintisinde ne kadar süre UPS ya da jeneratörle döndüğünü sorsun. Ahır romantikle değil, rakamla yönetilir.