İlk defa 2009'da Assassin's Creed 2'yi oynadığımda ekrandan gözümü alamadım, o zamana kadar oyun sadece eğlenceydi benim için. Ama Ezio'nun hikayesi bir şeyleri kırdı; anlatının bu kadar güçlü olabileceğini o ana kadar düşünmemiştim.
Asıl dönüşüm 2016'da The Witcher 3 ile oldu. "Ahlaki seçim" denen şeyin gerçekte ne demek olduğunu bir oyun öğretti bana. Ciri'yi kurtarmak için doğru hamleyi yaptığımı sandım, oyunun sonu farklı çıktı. Uzun süre sindiremezdim.
Bu tür oyunlar insanı büyütüyor diyenlerle aynı fikirdeyim, ama boş büyütmüyor; empati ve karar verme refleksleri üstünden büyütüyor. Sadece "iyi vakit geçirdim" diye kapatan oyunlar değil bunlar.
Asıl dönüşüm 2016'da The Witcher 3 ile oldu. "Ahlaki seçim" denen şeyin gerçekte ne demek olduğunu bir oyun öğretti bana. Ciri'yi kurtarmak için doğru hamleyi yaptığımı sandım, oyunun sonu farklı çıktı. Uzun süre sindiremezdim.
Bu tür oyunlar insanı büyütüyor diyenlerle aynı fikirdeyim, ama boş büyütmüyor; empati ve karar verme refleksleri üstünden büyütüyor. Sadece "iyi vakit geçirdim" diye kapatan oyunlar değil bunlar.