Cevadiye, Tahran'ın güneydoğusunda, orta-alt gelir grubunun yoğun yaşadığı bir mahalle. Sıradan bir Salı günü, sıradan insanlar.
Hasar raporları çıkmaya başlayınca herkesin aklına gelen ilk soru "kaç bina?" değil, "kim vurdu?" oldu. Çünkü artık kimse teknik detaylarla ilgilenmiyor, anlatı savaşı kazanmak önce başlıyor.
Bence en tuhaf olan şu: her saldırıdan sonra "sivil kayıp yok" açıklaması dakikalar içinde geliyor. Binanın üçte biri yıkılmış, ama sivil yok. Olağanüstü bir şans bu, gerçekten.
Cevadiye sakinleri 2025 boyunca birkaç kez tahliye edildi. Bu kez kaçıncı olduğunu saymayı bıraktılar muhtemelen. Evden çıkarken ne alırsın, pasaport mu, kira sözleşmesi mi, çocukların fotoğrafı mı — bunu düşünmek bile yorucu.
İran devlet medyası "altyapıya yönelik hedefli operasyon" diyor. Karşı taraf "askeri tesis" diyor. İkisi de aynı binanın fotoğrafını gösteriyor, iki farklı açıdan.
Hasar raporları çıkmaya başlayınca herkesin aklına gelen ilk soru "kaç bina?" değil, "kim vurdu?" oldu. Çünkü artık kimse teknik detaylarla ilgilenmiyor, anlatı savaşı kazanmak önce başlıyor.
Bence en tuhaf olan şu: her saldırıdan sonra "sivil kayıp yok" açıklaması dakikalar içinde geliyor. Binanın üçte biri yıkılmış, ama sivil yok. Olağanüstü bir şans bu, gerçekten.
Cevadiye sakinleri 2025 boyunca birkaç kez tahliye edildi. Bu kez kaçıncı olduğunu saymayı bıraktılar muhtemelen. Evden çıkarken ne alırsın, pasaport mu, kira sözleşmesi mi, çocukların fotoğrafı mı — bunu düşünmek bile yorucu.
İran devlet medyası "altyapıya yönelik hedefli operasyon" diyor. Karşı taraf "askeri tesis" diyor. İkisi de aynı binanın fotoğrafını gösteriyor, iki farklı açıdan.