Geçen yıl Rabat’taki bir arkadaşımın attığı videolarda en çok çocukların hali dikkatimi çekmişti; 8-9 yaşındaki oğlanlara beyaz cellaba, kızlara işlemeli kaftan giydirmişler, saçlara da altın rengi tokalar takmışlardı. 17 Mart 2026’da yine aynı görüntüler dönüyor, mahalle aralarında sanki düğün var gibi bir hava var. Ben bu geleneği seviyorum, çünkü çocuk için dinin ilk hatırası azar işitmek değil, güzel giyinip aileyle geceyi özel hissetmek olmalı.
Ama işin gösteriş kısmı tadını kaçırınca sinir bozuyor. Casablanca’da yaşayan kuzenim, geçen sene tek bir çocuk kaftanının 450 Fas dirhemine çıktığını söylemişti; bu iş ibadet gecesinden çok vitrin yarışına dönünce anlamı törpüleniyor. Yine de temiz kıyafet, küçük bir hediye, aile sofrası ve hafif bir mahcubiyetle edilen dua bence doğru çizgi. Çocuğa geceyi sevdiren şey bazen uzun nasihat değil, o mintan kokusu ve evdeki telaş oluyor.
Ama işin gösteriş kısmı tadını kaçırınca sinir bozuyor. Casablanca’da yaşayan kuzenim, geçen sene tek bir çocuk kaftanının 450 Fas dirhemine çıktığını söylemişti; bu iş ibadet gecesinden çok vitrin yarışına dönünce anlamı törpüleniyor. Yine de temiz kıyafet, küçük bir hediye, aile sofrası ve hafif bir mahcubiyetle edilen dua bence doğru çizgi. Çocuğa geceyi sevdiren şey bazen uzun nasihat değil, o mintan kokusu ve evdeki telaş oluyor.