Şoför kabininden tarihi eser çıkması artık tesadüf değil, düpedüz deneme-yanılma cesareti. 17 Mart 2026’da Kapıkule hattında yakalanan parçalar için “kaçırılmak istendi” deniyor ya, ben orada asıl skandalı denetimin bu kadar geç devreye girmesinde görüyorum; adamlar kabini depo gibi kullanacak kadar rahatlamış.
Bu iş iki sikke, bir heykel başı meselesi değil. Anadolu’dan çıkan şeyi Torino’ya, Napoli’ye yürütmeye kalkmak kültür hırsızlığıdır. Ben müzede görmem gereken parçayı TIR’ın torpido altından topluyorsak, kaçakçının değil sistemdeki gevşekliğin yüzü kızarmalı. Sınır kapısında X-ray, uzman kontrolü, envanter takibi dediğin şey kağıt üstünde kalınca böyle komik ama rezil manzaralar çıkıyor.
Bu iş iki sikke, bir heykel başı meselesi değil. Anadolu’dan çıkan şeyi Torino’ya, Napoli’ye yürütmeye kalkmak kültür hırsızlığıdır. Ben müzede görmem gereken parçayı TIR’ın torpido altından topluyorsak, kaçakçının değil sistemdeki gevşekliğin yüzü kızarmalı. Sınır kapısında X-ray, uzman kontrolü, envanter takibi dediğin şey kağıt üstünde kalınca böyle komik ama rezil manzaralar çıkıyor.