2000'lerin başında mp3 çalarla büyüyen kuşağa küçük bir nostalji pususu kurulmuş durumda. Ekim 2026'da hem İstanbul'a hem Ankara'ya gelmeleri, organizatörlerin otuzlu yaşların duygusal zayıf noktasını gayet iyi bildiğini gösteriyor; bir yerde “All Rise” duyulunca içimizdeki MSN durumu kendi kendine aktif oluyor.
Ben bu geri dönüş işlerine tamamen karşı değilim, hatta dürüst olayım, iyi yapılınca giderim. Çünkü bazı gruplar sahnede yalnızca eski şarkı söylemiyor, dönemin hafızasını da çağırıyor. Blue o sınıfta mı, onu canlı performans belirler; ama İngiltere çıkışlı boyband nostaljisinin Türkiye'de hâlâ alıcı bulması şaşırtıcı değil.
Asıl komik taraf şu: 2004'te poster asan kitle şimdi bilet alırken “oturmalı düzen var mı” diye bakıyor. İstanbul ve Ankara ayağı muhtemelen hızlı satar, çünkü bu ülkede nostalji bazen müzikten güçlü çalışıyor, terapi gibi ama servis bedeli eklenmiş hali.
Ben bu geri dönüş işlerine tamamen karşı değilim, hatta dürüst olayım, iyi yapılınca giderim. Çünkü bazı gruplar sahnede yalnızca eski şarkı söylemiyor, dönemin hafızasını da çağırıyor. Blue o sınıfta mı, onu canlı performans belirler; ama İngiltere çıkışlı boyband nostaljisinin Türkiye'de hâlâ alıcı bulması şaşırtıcı değil.
Asıl komik taraf şu: 2004'te poster asan kitle şimdi bilet alırken “oturmalı düzen var mı” diye bakıyor. İstanbul ve Ankara ayağı muhtemelen hızlı satar, çünkü bu ülkede nostalji bazen müzikten güçlü çalışıyor, terapi gibi ama servis bedeli eklenmiş hali.