Sahte plaka işi basit bir “trafik kurnazlığı” değil, doğrudan delil karartma yöntemi. 17 Mart 2026’da yapılan operasyonda özellikle İstanbul ve Kocaeli hattında sökülen düzenekler, çalıntı araçtan HGS kaçak geçişine kadar bir sürü suçu görünmez kılıyor; plaka dediğin şey aracın nüfus cüzdanı gibi, onunla oynanınca bütün kayıt sistemi çöp oluyor.
Ben bu işte en sinir bozucu tarafın denetim zafiyeti olduğunu düşünüyorum. App üzerinden plaka sorgulayıp model-tescil uyumsuzluğu yakalanabiliyorsa, bunu saha denetiminde çok daha sert yapmak lazım. EDS, otopark fişi, akaryakıt kamera kaydı, hepsi çapraz okunursa sahte plaka uzun süre yaşayamaz.
Bir de vatandaşın “bana ne” rahatlığı var. Aynı marka-model aracın biri 34, biri 41 plaka geziyor; font yamuk, vida yeri tuhaf, reflektif yüzey dandik, kimse dönüp bakmıyor. Trafikte en küçük sahtekarlığı bile normalleştirince sonra çalıntı araç, kaçakçılık, vur-kaç diye önümüze daha pis dosyalar geliyor.
Ben bu işte en sinir bozucu tarafın denetim zafiyeti olduğunu düşünüyorum. App üzerinden plaka sorgulayıp model-tescil uyumsuzluğu yakalanabiliyorsa, bunu saha denetiminde çok daha sert yapmak lazım. EDS, otopark fişi, akaryakıt kamera kaydı, hepsi çapraz okunursa sahte plaka uzun süre yaşayamaz.
Bir de vatandaşın “bana ne” rahatlığı var. Aynı marka-model aracın biri 34, biri 41 plaka geziyor; font yamuk, vida yeri tuhaf, reflektif yüzey dandik, kimse dönüp bakmıyor. Trafikte en küçük sahtekarlığı bile normalleştirince sonra çalıntı araç, kaçakçılık, vur-kaç diye önümüze daha pis dosyalar geliyor.