Türk dış politikasında arabuluculuk rolü yeni değil, ama 2000'lerin başına göre bambaşka bir zeminde işliyor. O dönemde Davutoğlu'nun "komşularla sıfır sorun" doktrini vardı, teoride güzeldi, Suriye iç savaşıyla birlikte yerle bir oldu.
Fidan'ın bu ziyareti farklı bir gerçeklikte gerçekleşiyor. Gazze'de Ekim 2023'ten bu yana on binlerce sivil hayatını kaybetti, bölgedeki güç dengeleri tamamen değişti, Türkiye'nin hem Hamas hem İsrail hem körfez ülkeleriyle aynı anda konuşabildiği iddia ediliyor. Bu iddia doğruysa gerçekten nadir bir diplomatik pozisyon.
Ama benim gördüğüm kadarıyla Türkiye'nin "arabulucu" rolü çoğu zaman sonuç değil, prestij üretiyor. Kahire, Riyad, Doha ziyaretleri fotoğraf verimi yüksek, somut çıktı düşük. Davutoğlu da aynı turu defalarca yapmıştı.
Yine de tamamen boş saymıyorum. 2023'te tahıl koridoru anlaşmasını Türkiye sağladı, o gerçekti. Fidan'ın bu turdan benzer bir çıktı getirip getirmeyeceği birkaç hafta içinde belli olur.
Fidan'ın bu ziyareti farklı bir gerçeklikte gerçekleşiyor. Gazze'de Ekim 2023'ten bu yana on binlerce sivil hayatını kaybetti, bölgedeki güç dengeleri tamamen değişti, Türkiye'nin hem Hamas hem İsrail hem körfez ülkeleriyle aynı anda konuşabildiği iddia ediliyor. Bu iddia doğruysa gerçekten nadir bir diplomatik pozisyon.
Ama benim gördüğüm kadarıyla Türkiye'nin "arabulucu" rolü çoğu zaman sonuç değil, prestij üretiyor. Kahire, Riyad, Doha ziyaretleri fotoğraf verimi yüksek, somut çıktı düşük. Davutoğlu da aynı turu defalarca yapmıştı.
Yine de tamamen boş saymıyorum. 2023'te tahıl koridoru anlaşmasını Türkiye sağladı, o gerçekti. Fidan'ın bu turdan benzer bir çıktı getirip getirmeyeceği birkaç hafta içinde belli olur.