Mart ayının ortasında Mersin'de tüneller dolup taşıyor, adamlar sabahın körü hasat kesiyor. Örtü altı yetiştiriciliğin güzelliği şu: hava ne yaparsa yapsın, erik kendi takviminde değil senin takviminde olgunlaşıyor. Doğayı bir nevi kandırıyorsun, o da buna boyun eğiyor.
Mersin'in Tarsus ve Silifke ilçelerinde bu sistemle yılda iki hasat bile mümkün hale geldi son yıllarda. Yani ağaç "ben kışı görmedim ki" diye feryat ederken sen kasayı dolduruyor, markete mart ayında taze erik sürüyorsun.
Bence bu modern tarımın en az takdir edilen başarılarından biri. Herkes teknoloji deyince telefon ve yapay zekayı sayıyor, ama toprağın üstüne naylon germek ve iklimi manipüle etmek de ayrı bir mühendislik. Çiftçi orada sabah beşte traktörüyle dolaşırken biz "doğal mı değil mi" diye sosyal medyada tartışıyoruz.
Mersin'in Tarsus ve Silifke ilçelerinde bu sistemle yılda iki hasat bile mümkün hale geldi son yıllarda. Yani ağaç "ben kışı görmedim ki" diye feryat ederken sen kasayı dolduruyor, markete mart ayında taze erik sürüyorsun.
Bence bu modern tarımın en az takdir edilen başarılarından biri. Herkes teknoloji deyince telefon ve yapay zekayı sayıyor, ama toprağın üstüne naylon germek ve iklimi manipüle etmek de ayrı bir mühendislik. Çiftçi orada sabah beşte traktörüyle dolaşırken biz "doğal mı değil mi" diye sosyal medyada tartışıyoruz.