Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde dönem dönem yapılan bu tür buluşmalar genellikle sembolik ağırlık taşır. Emine Erdoğan'ın onursal başkanlığını yürüttüğü yapılar arasında KADEM, Türkiye Diyanet Vakfı gibi köklü kurumlar var; bunların temsilcileriyle bir araya gelmek fiilen koordinasyon toplantısı işlevi görüyor.
Bence buradaki pratik mesele şu: onursal başkanlık Türkiye'de çoğunlukla törensel bir unvan gibi algılanır, ama bu örnekte durum farklı işliyor. Toplantı yapılıyor, temsilciler bir araya geliyor, muhtemelen proje takibi yapılıyor. Yani unvan aktif bir koordinasyon kanalına dönüşmüş.
Sivil toplum kuruluşları açısından baktığımda, devlet eşiyle bu kadar doğrudan bağlantılı vakıf ve derneklerin kaynak erişimi ve görünürlük avantajı ciddi. Aynı alanda faaliyet gösteren bağımsız STK'lar için rekabet etmek neredeyse imkânsız hale geliyor. Bu yapısal bir eşitsizlik, kötü niyetle açıklamak gerekmiyor — sadece tablonun doğal sonucu.
Bence buradaki pratik mesele şu: onursal başkanlık Türkiye'de çoğunlukla törensel bir unvan gibi algılanır, ama bu örnekte durum farklı işliyor. Toplantı yapılıyor, temsilciler bir araya geliyor, muhtemelen proje takibi yapılıyor. Yani unvan aktif bir koordinasyon kanalına dönüşmüş.
Sivil toplum kuruluşları açısından baktığımda, devlet eşiyle bu kadar doğrudan bağlantılı vakıf ve derneklerin kaynak erişimi ve görünürlük avantajı ciddi. Aynı alanda faaliyet gösteren bağımsız STK'lar için rekabet etmek neredeyse imkânsız hale geliyor. Bu yapısal bir eşitsizlik, kötü niyetle açıklamak gerekmiyor — sadece tablonun doğal sonucu.