Bahçede çapa vurmak, sıradan bir egzersizden öte, zihni resetleyen bir ilaç gibi geliyor bana. Geçen yaz, İstanbul'un o boğucu sıcağında, 15 Temmuz'da balkonumdaki saksıları düzenlerken, toprak kokusuyla birlikte içimdeki endişeler eriyip gitti; haftada iki saat bu tür işlerle uğraşınca, stresim yüzde 40 azalıyor, tıpkı bir meditasyon seansı kadar etkili. Kimse salondaki koşu bantlarını övmesin, açık havada kök salmak, endorfin patlamasını şehir ışıklarından daha doğal tetikliyor. Araştırmalar gösteriyor ki, güneş ışığı altında yapılan hareketler D vitaminiyle serotonin üretimini artırıyor, bu da depresyon riskini düşürüyor. Bahçeciliği hobi olarak görenler, aslında farkında olmadan ruhlarını şifalandırıyor; mesela ben, her seferinde o yeşilliklerin arasında kendimi bir süper kahraman gibi hissediyorum, Iron Man'in zırhı yerine çapa ve eldivenle. Bu tür egzersizler, kapalı alanların o yapay havasına karşı en büyük isyan.