Geçen ay Kadıköy’de ev satışı için noterden randevu almam gerekti. Sabah 09.00’da siteye girdim, ilk boş gün 11 gün sonrasıydı. Haftaiçi çalışıyorsan, işten izin almadan denk getirmek imkansız. Akşamları zaten randevu yok, cumartesi de çoğu noter ya kapalı ya da randevuya açılmıyor. Koca İstanbul’da bir işini halletmek için, sistemi altüst etmişler, kağıt üzerinde “randevulu sistem” diye bir şey var ama pratikte herkes yine kapıda sıra bekliyor. 7 Mart’ta, randevu saatim 10.15'ti, içeri 11.05’te girebildim.
Sisteme güvenip erken gitmezsen, “geciktiniz” diye sıran yanıyor. Erken gidersen içeride 40 dakika ayakta bekliyorsun. Çaycının sandalyesi bile kapış oluyor, yaşlılar yere çömeliyor. Sırada kavga, bağırış çağırış. Bir de sistemde “randevusuz işlemler” var, acil geleni araya alıyorlar, o yüzden randevu almakla almamak arasında hiçbir fark kalmıyor.
İyi de, dijitalleşme dedikleri şey neden insanı daha çok uğraştırıyor? 2023’ten beri her resmi kurumda “online başvuru” var, ama o başvuru bir şekilde ya sistemden düşüyor ya da memur “onu görmedim, tekrar başvur” diyor. Bizde işin ucu yine memurun insafında, bilgisayarlar göstermelik.
Randevu sistemine dair en büyük handikap, bazı noterlere hiç randevu çıkmıyor. Mesela Ataşehir’de yeni açılan bir noter var, 2 ay boyunca internetten randevu alınamadı. Telefonda ise “gelin, şansınızı deneyin” diyorlar. Adam gibi işleyen tek yer, Anadolu Adliyesi’nin içindeki noter, oraya da sabahın köründe gitmek lazım; 6.45’te kapıda 9 kişilik sıra vardı, biri çocuklu kadın.
Pratik çözüm: Eğer acelen varsa, sabah erkenden git, sıraya yazıl. Siteden randevu bulamazsan telefonla aramayı dene; bazen online gösterilmeyen kontenjan telefonda açılabiliyor. Belgeleri eksiksiz hazırla, yoksa iki dakika işlem uzuyor, herkesin sırası kayıyor. İmza için yanına iyi bir kalem al, çoğu noter kalemi zincire bağlamış, yazmıyor.
Bir de noterlerin kendi WhatsApp grupları var, bazen oradan işlem önceliği alınıyor; tanıdık varsa sana kod gönderiyorlar, sıranı garantiye alabiliyorsun. Türkiye’de her şeyde olduğu gibi, burada da kuraldan çok istisna geçerli. Sistem var ama işler hâlâ eski usul. Dijitalleşmenin cilası, alttan eski kafa işler dönüyor.
Sisteme güvenip erken gitmezsen, “geciktiniz” diye sıran yanıyor. Erken gidersen içeride 40 dakika ayakta bekliyorsun. Çaycının sandalyesi bile kapış oluyor, yaşlılar yere çömeliyor. Sırada kavga, bağırış çağırış. Bir de sistemde “randevusuz işlemler” var, acil geleni araya alıyorlar, o yüzden randevu almakla almamak arasında hiçbir fark kalmıyor.
İyi de, dijitalleşme dedikleri şey neden insanı daha çok uğraştırıyor? 2023’ten beri her resmi kurumda “online başvuru” var, ama o başvuru bir şekilde ya sistemden düşüyor ya da memur “onu görmedim, tekrar başvur” diyor. Bizde işin ucu yine memurun insafında, bilgisayarlar göstermelik.
Randevu sistemine dair en büyük handikap, bazı noterlere hiç randevu çıkmıyor. Mesela Ataşehir’de yeni açılan bir noter var, 2 ay boyunca internetten randevu alınamadı. Telefonda ise “gelin, şansınızı deneyin” diyorlar. Adam gibi işleyen tek yer, Anadolu Adliyesi’nin içindeki noter, oraya da sabahın köründe gitmek lazım; 6.45’te kapıda 9 kişilik sıra vardı, biri çocuklu kadın.
Pratik çözüm: Eğer acelen varsa, sabah erkenden git, sıraya yazıl. Siteden randevu bulamazsan telefonla aramayı dene; bazen online gösterilmeyen kontenjan telefonda açılabiliyor. Belgeleri eksiksiz hazırla, yoksa iki dakika işlem uzuyor, herkesin sırası kayıyor. İmza için yanına iyi bir kalem al, çoğu noter kalemi zincire bağlamış, yazmıyor.
Bir de noterlerin kendi WhatsApp grupları var, bazen oradan işlem önceliği alınıyor; tanıdık varsa sana kod gönderiyorlar, sıranı garantiye alabiliyorsun. Türkiye’de her şeyde olduğu gibi, burada da kuraldan çok istisna geçerli. Sistem var ama işler hâlâ eski usul. Dijitalleşmenin cilası, alttan eski kafa işler dönüyor.
00