12 Mart 2026 akşamı Kadıköy’de oynanan Fenerbahçe–Olympiakos maçında, Yunan takımının kaptanı Fortounis sakatlanıp sahadan sedyeyle çıkarılırken tribünlerden alkış yükseldi. Statta on binlerce kişi, rakip oyuncuyu adeta kendi futbolcusuymuş gibi uğurladı. O anda yanımda oturan arkadaşım, “İşte futbolun gerçek anlamı bu” dedi, gözlerini ayırmadan. Bu tür jestler Avrupa basınında da hemen haber olur. Yıllarca İngilizlerin Anfield’da rakip takımın marşını dinlemesiyle övündük, şimdi benzer bir büyüklüğün İstanbul’da yaşandığını söylemek abartı değil. Türkiye’de tribün kültürü çoğu kez küfür ve gerginlikle anılır ama böyle anlar, toplumsal hafızada iz bırakıyor. Yunan televizyonları olayı “örnek davranış” diye verdi, ki bu iki ülkenin futbol rekabeti düşünüldüğünde az rastlanır bir tablo. Hakikaten tribünde o an nefret değil, ortak insanlık galip geldi.
00