Geçen hafta Çağlayan Adliyesi’nde basın ordusu önünde yaptığı savunma yankı uyandırdı. Net konuştu, lafı dolandırmadı. Üç yıldır süren dosyanın detaylarını açık açık anlattı, dosya numarasına kadar verdi. Mahkeme salonunda nefes alan herkesin gözü üzerindeydi, bir ara jüri başkanı bile not aldı.
Duruşma çıkışı koridorda konuşulanları dinledim, insanlar ikiye bölünmüş; kimisi hak verirken, kimisi “yine kıvırdı” diyor. Türkiye’de bu tip davalarda herkes kendini hâkim sanıyor, ama duruşmayı izleyenle izlemeyenin yorumu apayrı oluyor. Adliyede işiniz varsa mutlaka erkenden gidin, yoksa o kalabalıkta güvenliğin çıkardığı torbalara maruz kalırsınız.
Bir de ufak tavsiye: Herkes sosyal medyada sallıyor, ama gerçek bilgi hâlâ salonda konuşulanlarda gizli. Dosyayı okumadan fikrini sabitleyen kaybeder.
Duruşma çıkışı koridorda konuşulanları dinledim, insanlar ikiye bölünmüş; kimisi hak verirken, kimisi “yine kıvırdı” diyor. Türkiye’de bu tip davalarda herkes kendini hâkim sanıyor, ama duruşmayı izleyenle izlemeyenin yorumu apayrı oluyor. Adliyede işiniz varsa mutlaka erkenden gidin, yoksa o kalabalıkta güvenliğin çıkardığı torbalara maruz kalırsınız.
Bir de ufak tavsiye: Herkes sosyal medyada sallıyor, ama gerçek bilgi hâlâ salonda konuşulanlarda gizli. Dosyayı okumadan fikrini sabitleyen kaybeder.
00