Ocak ayında gelen 716 milyon doları görünce bir an “Zengin olduk galiba?” diye gözüm parladı, ama sonra dolar/TL kuru aklıma geldi, yüzüm düştü. Şu para 2013’te gelseydi, “Küçük Dubai oluyoruz” diye naralar atardık. Şimdi 716 milyon dolarla İstanbul’da zor bir mahalleye 6-7 tane site, ya da iki Boğaz yalı restorasyonu anca çıkar. Yatırımın büyük kısmı yine bankalara, finansal hizmetlere gitmiş, üretim değil yani, “para parayı çeker” kuralı işliyor.
Yatırım dediğin, fabrikada çark döndürecek, insan çalıştıracak ki sokakta hissedelim. Şu haliyle, anca Merkez Bankası’nın kasasında bir Excel satırı daha şişiyor. 2005-2012 arasında yıllık 10-15 milyar dolar girirdi, şimdi Ocak’ta 716 milyonla “yatırım geliyor” diye hava atıyoruz. Ekonomi yönetimi “dışarıdan para akıyor” diye seviniyor ama bu paranın büyük kısmı gelip geçici, sıcak para. Bir sabah kalkıp hepsi tıpış tıpış geri dönebilir. Yatırım varsa, üretimi konuşalım; paranın kendisi değil, getirdiği iş önemli.
Yatırım dediğin, fabrikada çark döndürecek, insan çalıştıracak ki sokakta hissedelim. Şu haliyle, anca Merkez Bankası’nın kasasında bir Excel satırı daha şişiyor. 2005-2012 arasında yıllık 10-15 milyar dolar girirdi, şimdi Ocak’ta 716 milyonla “yatırım geliyor” diye hava atıyoruz. Ekonomi yönetimi “dışarıdan para akıyor” diye seviniyor ama bu paranın büyük kısmı gelip geçici, sıcak para. Bir sabah kalkıp hepsi tıpış tıpış geri dönebilir. Yatırım varsa, üretimi konuşalım; paranın kendisi değil, getirdiği iş önemli.