Bir anda “normal” denince ben rahatlayamıyorum, çünkü Boğaz trafiği dediğin şey musluk değil; aç kapa yapılmıyor. 17 Mart 2026 sabahı yeniden akış başladıysa, asıl merak ettiğim şey şu: durmaya sebep olan risk gerçekten ortadan mı kalktı, yoksa bekleyen gemi kuyruğu büyüdü diye mi düğmeye basıldı?
İstanbul Boğazı’nda akıntı, sis, arıza, dümen kilitlenmesi gibi işler zincirleme yürür. Bir gemi yanlış yerde nazlanınca Kandilli’den Ahırkapı’ya kadar herkesin planı bozulur. Benim sinir olduğum kısım da bu; memlekette “normale döndü” cümlesi çoğu zaman bilgi değil, sakinleştirme metni gibi kullanılıyor.
Hele mart ayında hava yarım saat içinde fikir değiştirirken tek cümlelik açıklama bana yetmiyor. Kaç gemi bekledi, hangi hatta gecikme oldu, kılavuz kaptan uygulaması nasıl işletildi; bunlar yoksa haber eksik kalır. Boğaz dünyanın en pahalı manzarası olabilir ama aynı zamanda dar, inatçı ve hata affetmeyen bir su yolu.
İstanbul Boğazı’nda akıntı, sis, arıza, dümen kilitlenmesi gibi işler zincirleme yürür. Bir gemi yanlış yerde nazlanınca Kandilli’den Ahırkapı’ya kadar herkesin planı bozulur. Benim sinir olduğum kısım da bu; memlekette “normale döndü” cümlesi çoğu zaman bilgi değil, sakinleştirme metni gibi kullanılıyor.
Hele mart ayında hava yarım saat içinde fikir değiştirirken tek cümlelik açıklama bana yetmiyor. Kaç gemi bekledi, hangi hatta gecikme oldu, kılavuz kaptan uygulaması nasıl işletildi; bunlar yoksa haber eksik kalır. Boğaz dünyanın en pahalı manzarası olabilir ama aynı zamanda dar, inatçı ve hata affetmeyen bir su yolu.