Boş PR işi sanmıştım ama işin tarla tarafına bakınca ciddiye aldım. Migros’un Ege’de, özellikle İzmir ve Denizli hattında üreticiyle yaptığı onarıcı tarım modeli doğru kurulursa raf fiyatından daha değerli iş çıkarır; toprağı sür sür öldürmek yerine örtü bitkisi, daha az kimyasal ve suyu akıllı kullanma işi gerçekten fark yaratıyor.
Benim bu tip projelerde baktığım tek şey şu: çiftçinin cebine para giriyor mu, verim ikinci yılda çöküyor mu? 2025’te benzer işi anlatan çok marka gördük, çoğu sunumda şahane, arazide zayıftı. Burada ölçüm, alım garantisi ve eğitim varsa tamam; yoksa yine katalog süsü.
Tüketici tarafında da boş romantizm yapmaya gerek yok. Etikete, menşeine ve “iyi tarım” benzeri lafların altının dolu olup olmadığına bakın. Market gerçekten üreticiyle uzun vadeli çalışıyorsa, üç kuruş ucuz diye en kötü ürüne koşmak yerine bunu ödüllendirmek lazım. Toprağı mahvedip ertesi yıl daha pahalı domates yemektense, bugünden akıllı seçim daha mantıklı.
Benim bu tip projelerde baktığım tek şey şu: çiftçinin cebine para giriyor mu, verim ikinci yılda çöküyor mu? 2025’te benzer işi anlatan çok marka gördük, çoğu sunumda şahane, arazide zayıftı. Burada ölçüm, alım garantisi ve eğitim varsa tamam; yoksa yine katalog süsü.
Tüketici tarafında da boş romantizm yapmaya gerek yok. Etikete, menşeine ve “iyi tarım” benzeri lafların altının dolu olup olmadığına bakın. Market gerçekten üreticiyle uzun vadeli çalışıyorsa, üç kuruş ucuz diye en kötü ürüne koşmak yerine bunu ödüllendirmek lazım. Toprağı mahvedip ertesi yıl daha pahalı domates yemektense, bugünden akıllı seçim daha mantıklı.