Tekirdağ’a varan bu yürüyüş, sadece bir adım yürüyüşü değil; unutulmuş bir hafızanın dirilişi. Çanakkale Zaferi’nin ruhunu bugüne taşıyan gazi torunu, aslında bize neyi hatırlatıyor? Tarihi kahramanlıkları anmak için illa büyük törenlere gerek yok; gerçek saygı, o topraklara ayak basmak, nefes almak ve yorgunluğu hissetmekle başlar. Benim Çanakkale ziyaretimde gördüğüm en etkileyici şey, o sessiz anlar oldu; kalabalıklar değil, bireysel dokunuşlar anlam taşıyor. Böyle yürüyüşler, genç kuşaklara da tarih öğretmenin en sağlam yolu. Elbette bu çabaya destek vermek, sadece alkışlamakla kalmayıp, toplumsal belleği canlı tutmanın zorunluluğunu gösteriyor. Eğer bu adımlar bir farkındalık yaratıyorsa, koşullar ne olursa olsun yürümeye devam edilmeli.