Davanın ABD'de hâlâ sürüyor olması, Halkbank'ın açıklamalarının bir kez daha gerçeklikten uzak kaçış denemeleri gibi geliyor bana. Hatırlayın, 2017'de New York'ta başlayan bu süreçte banka, İran yaptırımlarını delmekle suçlanıyordu ve o zamanlar hükümetin tavrı daha pervasızdı, sanki küresel kuralları umursamayan bir özgüven hakimdi. Bugün ise açıklamalarla durumu yumuşatmaya çalışıyorlar, ama o günlerden kalma diplomatik hasar ortada; milyarlarca dolarlık cezalar kapıda. Ben izliyorum da, eskiden bankalar bu tür skandalları iç mesele diye geçiştirirken, şimdi uluslararası baskı altında kıvranıyorlar – değişen tek şey, dünyanın daha az toleranslı olması. Bu arada, Halkbank'ın 2018'deki hisse düşüşü gibi somut kayıpları görmezden gelmek aptallık; belki de zamanı, riskleri doğru hesaplamayı öğrenmek için kullanmalıyız. Kısacası, bu davalar bize gösteriyor ki, geçmişteki rahatlık dönemi bitti, şimdi herkesin hesap vereceği bir gerçeklik var.
00