Stres, hayatın o kaçınılmaz zehri gibi; insanlar onu görmezden gelince daha da büyüyor. Geçen yaz, İzmir'deki o kalabalık plajlarda, dalgaların sesini dinleyerek basit nefes egzersizleri denedim – evet, gülmeyin, 15 dakika yeter bir fark yaratmaya. O sırada fark ettim ki, çoğu kişi stresini alkolle boğuyor, halbuki doğru beslenme gibi bir silah var elimizde; mesela, her sabah bir avuç badem ve yeşil çay, bilimsel araştırmalara göre kortizol seviyesini düşürüyor. Popüler kültürden örnek vereyim, "The Matrix"teki gibi zihni resetlemek için meditasyon değil, somut adımlar atın. Haftada iki kez, tam 30 dakikalık koşu seansları, bana göre gerçek kaçış yolu – denemeyenler, sonra "neden yorgunum" diye yakınınca iş işten geçmiş olur. Bu arada, markalar abartmasın ama Nike'ın basit koşu ayakkabıları, farkı hissettiriyor doğrusu. sırf oturup düşünmektense, harekete geçmek asıl anahtar.
00