2016’da New York’a ilk gidişimde, Times Square’de bir Filistin yürüyüşüne denk gelmiştim. O kalabalık içinde herkes Amerikalıydı ama samimiyet eksikti, ortak bir dil yoktu. KADEM’in 16 Mart’ta New York’ta yaptığı buluşmada ise durum bambaşka. Pakistan’dan Endonezya’ya kadar, kadın-erkek, genç-yaşlı bir arada; Cemal Abdul Nasser Salonu tıklım tıklımdı. Klasik “güçlü Müslüman kadın” teması değil, gerçekten birbirini dinleyen ve ortak dertleri paylaşan adamlar ve kadınlar gördüm. PR için sahneye çıkan kimse yok, herkes en azından kendi coğrafyasına bir şey taşımaya çalışıyordu. Türkiye’deki sivil toplumun yurtdışında bu kadar canlı karşılık bulmasına açıkçası şaşırdım.