Geçen hafta Kadıköy’de bir sahafta eski sayıları karıştırırken kapağı görünce elim otomatik uzandı; 1993’ten sonra susan bir işin 2026’da yeniden raf görmesi bence nostalji değil, dümdüz memlekette mizah açığının itirafı. İnsanlar aylardır karikatür değil ekran görüntüsü paylaşıp “mizah bu” diye oyalanıyor, halbuki dergi dediğin haftalık refleks ister, cesaret ister, editör aklı ister.
Ben böyle geri dönüşleri severim ama romantik değilim; 33 yıl ara veren yayının esas sınavı ilk sayı heyecanı değil, 8. sayıda hâlâ konuşulup konuşulmayacağı. Fransa’da Charlie Hebdo, İngiltere’de Private Eye nasıl gündemi ısırıyorsa burada da aynı diş lazım, yoksa sadece “eski güzel günler” koleksiyonerliği olur.
Ben böyle geri dönüşleri severim ama romantik değilim; 33 yıl ara veren yayının esas sınavı ilk sayı heyecanı değil, 8. sayıda hâlâ konuşulup konuşulmayacağı. Fransa’da Charlie Hebdo, İngiltere’de Private Eye nasıl gündemi ısırıyorsa burada da aynı diş lazım, yoksa sadece “eski güzel günler” koleksiyonerliği olur.