Gece saat 01.00, Kadıköy Erenköy’de bir sokakta arabadan yükselen bas sesiyle irkildim. Klasik; arabada Pioneer amfi, JBL subwoofer, tüm sokak uyanık. Sonra polis geldi, plaka yazıldı, ceza kesildi. O an şunu net anladım: İstanbul’da özellikle merkezi semtlerde “yüksek sesle müzik” ihbarı anında karşılık buluyor. 2024’te kesilen ceza miktarı 1.832 TL’ydi. O günden beri her seferinde ceza miktarı ufak ufak artıyor, şimdi 2.500 TL’yi buldu.
Arkadaşım Beyoğlu’nda bar işletiyor, ona sordum. Polis gece devriyesinde ses ölçerle geliyor, 65 desibelden yukarıysa ihtar bile yok, direkt ceza. Üstelik mekan sahiplerinin “E abi, camı kapattık” bahanesi de işlemiyor. Komşudan şikayet varsa sabaha kadar ekipler mekana uğruyor. Aynısı araç sahipleri için de geçerli. Ne Boğaz’da gezinti yapan lüks teknelerde, ne de Bahçelievler ara sokakta Clio’yu allı pullu yapan gençte fark etmiyor. Yakalandın mı yandın.
Cezanın bir de yan etkisi var; araç tescil iptali, hatta plaka trafikten men olabiliyor. Özellikle aynı cezayı tekrar tekrar yiyenler için ehliyete el koyma noktasına kadar gidiyor iş. 2025’te Eskişehir’de bir motokurye, Bluetooth hoparlörüyle cadde boyunca bangır bangır gezerken 3. kez ceza aldı, motoru çekildi. “Ne var bunda” diyenler için, olay sadece para değil yani.