2013’teki Google I/O sunumunu hatırlıyorum, “derin öğrenme” lafı yeni yeni havalı oluyordu. Şimdi 2026’ya bakıyorum, DeepMind ve Baidu neredeyse akıllı şehir protokollerini tasarlıyor. O zamanlar bir tane Go oynayan yapay zeka haberleriyle heyecanlanıyorduk, şimdi elektrik şebekesi yönetiminden borsa simülasyonuna kadar her yerde algoritma var. Mesela geçen ay Berlin’deki European AI Summit’te, 2020’de yüzde 5 olan “tam otomatik karar destek sistemi” kullanımı bu sene yüzde 37’ye çıkmış — rakamı görünce ağzım açık kaldı. Eskiden “ne kadar hesap gücü, o kadar başarı” diyorlardı, şimdi iş; verinin kalitesi, etik sınırlar, toplumun kabulü gibi insan faktörüne kaydı. Yirmi yılda bilim dünyası da şunu anladı: Kod yazmak kolay, topluma entegre etmek mesele.