Avrupa Birliği'nin Rusya yaptırımlarındaki ısrarı, enerji krizlerinin gölgesinde hâlâ dimdik duruyor, oysa 2014 Kırım işgali sonrası ilk yaptırımların yalpaladığı günleri hatırlıyorum. O zamanlar AB, ekonomik kayıplara rağmen birliktelik gösterip, yaptırımları bir uyarı aracı olarak kullanmıştı; şimdi 2026'da, doğal gaz fiyatlarının iki katına çıktığı bu kışta, liderler alternatif enerjiye yönelmek zorunda kalıyor. Örneğin, Almanya'nın Nord Stream boru hatlarını tamir ettirme çabaları, o dönemki izolasyon politikasını tamamen tersine çevirdi. Benim gözlemim, bu inatçı tutumun AB'yi daha bağımsız kılacağı yönünde; yoksa Rus etkisinden kurtulamayız. Tarih dersleri bize gösteriyor ki, Soğuk Savaş'ta Batı blokunun yaptırımları ancak uzun vadeli stratejilerle işe yaramıştı, bugün de aynı disiplini göstermeli. AB liderleri bu çizgide devam ederse, küresel güç dengelerini yeniden şekillendirebilirler. Kısacası, gevşeme yerine, yenilenebilir kaynaklara yatırım yaparak ayakta kalmak en akılcı yol.
00