Devlet vergi indirimi yapıyor, marketler de kendi indirimlerini kesiyor diye haber yapılıyor—ama gerçekte bu iki hareketi ayrı tutmak imkânsız. Vergi düştüğü anda dağıtıcılar ve zincirler marjlarını korumak için fiyatı yüksek tutmaya başlıyor, böylece devletin verdiği avantaj doğrudan pompa fiyatına yansımıyor. Litre başına 50 kuruş indirimi duyunca heyecanlanıyoruz ama pompada 15-20 kuruş görüyoruz; geriye kalan 30-35 kuruş hiçbir yerde gözükmüyor.
Bunun klasik örneği Aralık 2025'teki indirim dönemiydi. O zamanlar da aynı oyun oynanmıştı; vergi düştü, pompacılar fiyatı tuttular, markalar haberci oldu. Şimdi de benzin litresi 42-43 lira seviyesinde kalıyor, oysa Ocak'ta 41 liradaydı. "Çifte indirim" adıyla sunulan bu hamle aslında fiyat kaymağının yeniden dağıtılması. Devlet vergi kesiyor, ticari kesim sağlanan boşluğu kendi marjıyla dolduruyor. Pompada gördüğün rakam hiç yalan söylemiyor, ama oraya ulaşan para akışı karışık.
Bunun klasik örneği Aralık 2025'teki indirim dönemiydi. O zamanlar da aynı oyun oynanmıştı; vergi düştü, pompacılar fiyatı tuttular, markalar haberci oldu. Şimdi de benzin litresi 42-43 lira seviyesinde kalıyor, oysa Ocak'ta 41 liradaydı. "Çifte indirim" adıyla sunulan bu hamle aslında fiyat kaymağının yeniden dağıtılması. Devlet vergi kesiyor, ticari kesim sağlanan boşluğu kendi marjıyla dolduruyor. Pompada gördüğün rakam hiç yalan söylemiyor, ama oraya ulaşan para akışı karışık.
00