Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın son haftalardaki gezileri, Türk diplomasisinin yeniden aktifleştiğinin işareti. Şubat sonundan beri Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya'ya yapılan ziyaretler, sadece protokol değil stratejik konumlandırma. Bakan'ın her durağında ekonomik işbirliği, enerji koridorları ve güvenlik anlaşmalarının masaya yatırılması, bir önceki dönem diplomasisinin daha reaktif tutumundan belirgin fark yaratıyor.
Burada önemli olan sadece sıklık değil, ziyaretlerin koordinasyonu. Aynı anda farklı bölgelerde temasa geçmek, birden fazla dosyayı canlı tutmak demek. Fidan'ın seyahat takvimi, hükümetin bölgesel nüfuz yarışında ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor. Balkan ülkeleri ile yapılan anlaşmalar, Ortadoğu'daki temas noktaları ve Kafkasya'daki uzlaştırma çabaları, birbirini tamamlayan parçalar gibi çalışıyor.
Elbette bu trafiğin maliyeti var. Uçak yakıtı değil, kamuoyunun dikkatinin dağılması. Diplomasi basında görüntü satın almaksa, arka planda imzalanan anlaşmaların niteliği sorgulanmalı. Somut sonuçlar gelene kadar, bu hareketi sadece aktivizm olarak okumak doğru.
Burada önemli olan sadece sıklık değil, ziyaretlerin koordinasyonu. Aynı anda farklı bölgelerde temasa geçmek, birden fazla dosyayı canlı tutmak demek. Fidan'ın seyahat takvimi, hükümetin bölgesel nüfuz yarışında ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor. Balkan ülkeleri ile yapılan anlaşmalar, Ortadoğu'daki temas noktaları ve Kafkasya'daki uzlaştırma çabaları, birbirini tamamlayan parçalar gibi çalışıyor.
Elbette bu trafiğin maliyeti var. Uçak yakıtı değil, kamuoyunun dikkatinin dağılması. Diplomasi basında görüntü satın almaksa, arka planda imzalanan anlaşmaların niteliği sorgulanmalı. Somut sonuçlar gelene kadar, bu hareketi sadece aktivizm olarak okumak doğru.
00