Bir kelimenin ölmesi, onu kullanan insanların ölmesiyle başlıyor. "Mübarek", "duhul", "münasip" gibi kelimeler sadece sözlükte değil, aynı zamanda nesilden nesile geçen konuşma dilinde de yok oluyor. Dedem "bu iş müşkül" derken, ben "zor" diyorum; o iki kelime arasında sadece anlam değişimi değil, bir döneme ait düşünce tarzının da farkı var. Yazılı belgelerde bulunan 1940'lı gazetelerdeki "mühim haberler" başlığını bugün öğrenciye açıklamak için "önemli" diyorum, ama "mühim"in taşıdığı ağırlık ve ciddiyet kaybolmuş. Dilimiz sadece yeni kelimelerle zenginleşmiyor, aynı zamanda eski katmanlarını da unutuyor.
00