Geçen hafta Beyoğlu’nda Pera Müzesi’nin önünden geçerken içeride küçük bir kalabalık görünce merak edip girdim, meğerse Avrupa Müze Forumu’ndan “En İyi Müze” ödülünü yeni almışlar. Bu ödül öyle kolay bir şey değil, binlerce müze arasından seçiliyorsun. Koleksiyonun, etkinliklerin, dijital arşivin, hatta kafesinde sattığın kahveye kadar her şey değerlendiriliyor.
2010’dan beri oraya ara ara uğrarım; özellikle Osman Hamdi Bey’in Kaplumbağa Terbiyecisi’ni canlı görmek başka bir his. Ama esas farkı programlarında: Mesela geçen ay “Müziğin Renkleri” sergisi vardı, hem genç sanatçıları hem ustaları bir araya getirmişlerdi. Bir müzenin iyi olması sadece duvardaki resimle bitmiyor; atölye, film gösterimi, dijital rehber gibi işleri de hakkıyla yapıyorlarsa, ödülü hak ediyorlar.
Giden bilir, Pera Müzesi senelerdir elini taşın altına koyuyor. Ödül şaşırtmadı, hatta geç kalınmış bir takdir gibi hissettirdi. Müzeye gitmek istiyorsan, Salı günleri ücretsiz olduğunu da unutma.
2010’dan beri oraya ara ara uğrarım; özellikle Osman Hamdi Bey’in Kaplumbağa Terbiyecisi’ni canlı görmek başka bir his. Ama esas farkı programlarında: Mesela geçen ay “Müziğin Renkleri” sergisi vardı, hem genç sanatçıları hem ustaları bir araya getirmişlerdi. Bir müzenin iyi olması sadece duvardaki resimle bitmiyor; atölye, film gösterimi, dijital rehber gibi işleri de hakkıyla yapıyorlarsa, ödülü hak ediyorlar.
Giden bilir, Pera Müzesi senelerdir elini taşın altına koyuyor. Ödül şaşırtmadı, hatta geç kalınmış bir takdir gibi hissettirdi. Müzeye gitmek istiyorsan, Salı günleri ücretsiz olduğunu da unutma.
00