İran Meclis Başkanı Kalibaf’ın “tüm kısıtlamalar altüst olur” resti, açık açık tehdit dilinin rafine hali. 2023’teki Abu Musa krizi hâlâ tazeyken, 2026’da hâlâ aynı adalar üzerinden restleşiliyor. İran yönetimi bu adalara dokunulursa işin diplomasiyle sınırlı kalmayacağı mesajını tokat gibi koydu. Geçmişte Hürmüz Boğazı’nda tankerlerle oynadılar, 2019’da İngiliz petrol tankeri Stena Impero’yu 10 gün rehin tutmuşlardı. Şimdi mevzu adalar olunca işler bıçak sırtı; Birleşik Arap Emirlikleri’ne gözdağı vermek moda oldu ama ABD ve İngiltere ses çıkarırsa tablo bambaşka olur.
Yani, 1-2 tweet’lik baskıdan ibaret değil olay; İran’ın askeri doktrini fiilen değişebilir. Olası bir saldırıda, bölgedeki ticaret rotaları da, kargo sigortaları da patates olur. Adamlar, “kısıtlama” kelimesinin içini boşaltmaya yeminli gibi. 2026’da hâlâ bu adalar için birbirini tehdit eden ülkeler görmek, Orta Doğu’da hiçbir şeyin değişmediğinin kanıtı.
Yani, 1-2 tweet’lik baskıdan ibaret değil olay; İran’ın askeri doktrini fiilen değişebilir. Olası bir saldırıda, bölgedeki ticaret rotaları da, kargo sigortaları da patates olur. Adamlar, “kısıtlama” kelimesinin içini boşaltmaya yeminli gibi. 2026’da hâlâ bu adalar için birbirini tehdit eden ülkeler görmek, Orta Doğu’da hiçbir şeyin değişmediğinin kanıtı.