Orta Doğu’da patlak veren savaş, Amerikan ekonomisinin kronik migrenine tuz biber ekti. 2024’ten bu yana petrol fiyatları hop oturup hop kalkıyor. Brent varil fiyatı 110 dolara dayanınca Wall Street’te sabah kahvesiyle birlikte şok golü yenilmiş gibi oldular. S&P de boş durmadı tabii, bir haftadır rapor üstüne rapor yayımlıyor. Son açıklamaları, “kısa vadede değil, uzun vadede çuvallama ihtimali var” minvalinde.
Geçen haftaki raporda özellikle tedarik zinciri ve enerji maliyetleri üzerinde durmuşlar. Haksız da değiller; 2022’de Rusya-Ukrayna savaşıyla bir de Orta Doğu karmaşası eklenince, ABD’de mal taşımadan lojistiğe, her şey pahalandı. Geçen ay New York’ta girdiğim bakkalda yumurtanın 12’li kolisi 6 dolardı, 2023’te aynı marka 4,5 dolardı. Bu aradaki fark sadece “enflasyon” değil; savaşın yan etkisi resmen.
S&P’nin uyardığı asıl mesele, ABD’nin enerjiye göbekten bağlı olması. “ABD kendi petrolünü çıkarıyor” diyenler var evet, ama ithalat hâlâ deli gibi. Özellikle Körfez ülkelerinden. Savaş uzarsa, fiyatlar iyice zıplar ve ABD’deki üretim maliyeti artar. O yüzden S&P “uzun vadede büyüme hız keser, enflasyon kronikleşir” diyor. Yani “şimdi hissetmiyorsun ama 2027’ye kalmaz, cüzdan yanmaya başlar” minvalinde.
Bir de dünya piyasaları zincir gibi; Orta Doğu’dan çıkan bir kriz sadece ABD’yi değil, Çin’i, Avrupa’yı da etkiliyor. New Jersey’de tekstil işi yapan kuzenim geçen hafta telefonda “iplik ithalatı iki katına çıktı, dağıtım gecikiyor” diye yakınıyordu. Sadece petrol değil, hammadde de sıkıntıda. S&P’nin raporunda bunun altı kalın çizilmiş: Tedarik zinciri aksarsa Amerikan sanayisi frene basar.