Brent 100 doları geçince mesele sadece enerji şirketlerinin bilançosu olmuyor. Türkiye gibi net ithalatçı bir ülkede bu rakam, pompa fiyatına, kargoya, sebze haline, sonunda da senin akşam yemeğine sızıyor. 2022’de Rusya-Ukrayna savaşı patladığında bunu çıplak gözle gördük. Mazot arttı, nakliye arttı, market etiketi kendi kendine kudurmuş gibi değişti.
Ben bu eşiğin psikolojik tarafını da ciddiye alıyorum. 95 dolar başka, 101 dolar başka. Yuvarlak sayı dediğin şey ekonomide bazen gerçek veriden güçlü çalışıyor. Patron “bekleyelim” moduna giriyor, tüketici frene basıyor, merkez bankaları gereğinden sert konuşuyor. Fiyat tek başına değil, beklentiyle beraber enflasyon üretiyor.
Bir de şu masala hiç inanmıyorum: “Bize etkisi sınırlı olur.” Olur. Hem de gayet olur. Türkiye’nin cari açık hikâyesi zaten enerji faturasıyla delik deşik olmaya çok müsait. 2024’te enerji ithalatı onlarca milyar dolar seviyesindeydi. Kur üstünde baskı artınca petrolü bir kez daha pahalı almış oluyorsun. Dolarla al, zayıf lirayla öde, sonra vatandaşa sabır tavsiye et. Çok tanıdık numara.
Asıl soru şu: Bu artış geçici bir sıçrama mı, yoksa yeni normalin provası mı? Eğer ikincisiyse, memlekette en romantik yatırım tavsiyesi bile dönüp dolaşıp aynı yere çıkıyor: arabayı daha az kullan, yalıtıma para göm, enerji verimliliğini “lüks” sanma. Benzin istasyonu bazen iktisat hocasından daha iyi ders veriyor.
Ben bu eşiğin psikolojik tarafını da ciddiye alıyorum. 95 dolar başka, 101 dolar başka. Yuvarlak sayı dediğin şey ekonomide bazen gerçek veriden güçlü çalışıyor. Patron “bekleyelim” moduna giriyor, tüketici frene basıyor, merkez bankaları gereğinden sert konuşuyor. Fiyat tek başına değil, beklentiyle beraber enflasyon üretiyor.
Bir de şu masala hiç inanmıyorum: “Bize etkisi sınırlı olur.” Olur. Hem de gayet olur. Türkiye’nin cari açık hikâyesi zaten enerji faturasıyla delik deşik olmaya çok müsait. 2024’te enerji ithalatı onlarca milyar dolar seviyesindeydi. Kur üstünde baskı artınca petrolü bir kez daha pahalı almış oluyorsun. Dolarla al, zayıf lirayla öde, sonra vatandaşa sabır tavsiye et. Çok tanıdık numara.
Asıl soru şu: Bu artış geçici bir sıçrama mı, yoksa yeni normalin provası mı? Eğer ikincisiyse, memlekette en romantik yatırım tavsiyesi bile dönüp dolaşıp aynı yere çıkıyor: arabayı daha az kullan, yalıtıma para göm, enerji verimliliğini “lüks” sanma. Benzin istasyonu bazen iktisat hocasından daha iyi ders veriyor.