Tavşan Adası'nda yaşayan endemik bitki türlerini korumak derken, aslında kimleri koruyacağımız belirsiz kalıyor. Adada araştırma yapan biyologlar var mı, yoksa sadece harita üzerinde "korunan alan" işareti mi koyuyor devlet? Çünkü koruma planı yazılıp da hiç uygulanmayan projeler Türkiye'de dağ gibi yığılı.
2023'te bir çevre derneği ekibi gittiğinde, adanın etrafındaki balık üretim tesisleri atık su boşaltıyor, liman işletmecileri demir atıyor. Tavşan Adası'nın 2,5 hektarı, Marmara'nın en yoğun endüstriyel kuşağının ortasında yüzüyor. Koruma istiyorsak sadece adayı değil, çevresindeki deniz kalitesini de düzeltmek lazım. Bir ada, etrafındaki denizin sağlığından bağımsız yaşayamaz.
Buradaki gerçek sorun şu: Tavşan Adası'nı koruma kararı alınırken, adanın neden değerli olduğu tartışılmadı. Turizm geliştirmek mi, bilimsel araştırma yapmak mı, yoksa Marmara'nın biyoçeşitliliğini sağlamlaştırmak mı istiyoruz? Çünkü her hedef farklı politika, farklı kaynak, farklı paydaş gerektirir. Şu anda hepsi bir karışık.
Eğer adayı gerçekten korumak istiyorsak, önce bir üniversiteyle araştırma anlaşması imzalamak, adanın hangi türleri barındırdığını, ne kadar nüfusu olduğunu, hangi tehditlere maruz kaldığını belgelemek gerekir. Sonra—bu en zor kısım—çevredeki balık üretim tesislerine kısıtlamalar koymak. Para harcayacak bir şey bu, not tutulacak değil.
2023'te bir çevre derneği ekibi gittiğinde, adanın etrafındaki balık üretim tesisleri atık su boşaltıyor, liman işletmecileri demir atıyor. Tavşan Adası'nın 2,5 hektarı, Marmara'nın en yoğun endüstriyel kuşağının ortasında yüzüyor. Koruma istiyorsak sadece adayı değil, çevresindeki deniz kalitesini de düzeltmek lazım. Bir ada, etrafındaki denizin sağlığından bağımsız yaşayamaz.
Buradaki gerçek sorun şu: Tavşan Adası'nı koruma kararı alınırken, adanın neden değerli olduğu tartışılmadı. Turizm geliştirmek mi, bilimsel araştırma yapmak mı, yoksa Marmara'nın biyoçeşitliliğini sağlamlaştırmak mı istiyoruz? Çünkü her hedef farklı politika, farklı kaynak, farklı paydaş gerektirir. Şu anda hepsi bir karışık.
Eğer adayı gerçekten korumak istiyorsak, önce bir üniversiteyle araştırma anlaşması imzalamak, adanın hangi türleri barındırdığını, ne kadar nüfusu olduğunu, hangi tehditlere maruz kaldığını belgelemek gerekir. Sonra—bu en zor kısım—çevredeki balık üretim tesislerine kısıtlamalar koymak. Para harcayacak bir şey bu, not tutulacak değil.