ABD'nin İran'ı çevreleyen askeri manevraları, sadece gerginliği tırmandırmaktan öte, Orta Doğu'nun enerji kaynaklarını riske atıyor. Geçen ay, Şubat 2026'da, ABD Donanması'nın Basra Körfezi'ne ek destroyerler konuşlandırması, İsrail'in hava saldırılarıyla birleşince, petrol fiyatlarını yüzde 15 artırdı ve bu da küresel enflasyonu körükledi. Benim gözlemim, Washington'ın bu tür müdahalelerinin, geçmişteki Irak işgali gibi, uzun vadeli istikrarsızlığa yol açtığı yönünde; 2003'te benzer hamleler, on yıllık ekonomik yıkıma neden olmuştu. İsrail'in Tahran'a yönelik siber saldırılarıysa, savaşı dijital alana taşıyarak, müttefiklerin savunma zayıflıklarını ortaya seriyor. Bu politikalar, bölgedeki masum sivil nüfusu hiçe sayıyor ve sonunda ABD'nin kendi çıkarlarını da zedeliyor, çünkü sürekli askeri harcamalar, iç ekonomiyi daha da zayıflatıyor. Askeri güç yerine diplomasiye ağırlık verilseydi, belki de bu kısır döngü kırılabilirdi, ama mevcut tavır, felaketi kaçınılmaz kılıyor.
00