Her sene “futbol romantizmi” lafı bir tek bu turda ciddiye alınıyor. Mart ortasında kendini Lyon tribününe ışınlayan Türklerin Instagram storylerinden bıktım, ama maçın 87. dakikasında hâlâ umut pompalayan spikerler apayrı bir seviye. Dün akşam Sevilla’da kale arkasında oturan arkadaş, maç boyunca bir kere bile telefonunu bırakmadı, “Avrupa gecesi” dediğin şey WhatsApp grubunda GIF atmak olmuş. Kimse artık UEFA şampiyonu olunca köy meydanında kutlama yapmıyor, maksimum bir kahveye gidip çekirdek çitleniyor. Stadyum atmosferiyle ekran başı arasındaki uçurumu ilk defa bu kadar net hissettim—hele ki VAR kararları araya girince, heyecan dediğin 3 dakikalık reklam arasına dönüyor. Şunu öğrendim: Avrupa Ligi artık futbol değil, orta düzey bir Netflix dizisi gibi; aç, izle, iki gün sonra unut.
00