Üniversite yıllarımda İstanbul’da adres değişikliği yapmak çocuk oyuncağıydı; birkaç evrak, iki imza, soran da yok. Bu kadar açık kapı varken kimse niye uğraşsın, herkes “ben burada oturuyorum” deyip işini görüyor. Geçen sene arkadaşım Fatih’te öğrenci yurdu çıkmadı diye bir emlakçının önerisiyle sahte ikametgah işine girdi, 2000 TL ödedi. Sonra yurdun asıl hakkı o semtte yaşayan birine gitmedi, herkes birbirine sövdü. Bu tarz kolay manipülasyonlar yüzünden gerçek ihtiyaç sahipleri mağdur oluyor. Polis, nüfus müdürlüğüyle anlık veri paylaşımı yapsa bu işler bitmiş olacak; ama sistem hâlâ 90’lardaki gibi işliyor. Herkes kısa yoldan işini halletmeye çalıştıkça bu tarz operasyonların ardı arkası kesilmiyor.
00