Gece 03.00, Adana D-400’de bomboş yolda kırmızı ışıkta bekleyen tek ben varım. Yanımdan geçen Tofaş şoförüyle göz göze geldik, adam sırıttı, geçti gitti. Sonra aklıma geldi: artık kırmızıda geçsen de plaka falan değil, ekran çekiyor cezayı. Trafik polisi yok, insan muhatap yok, sadece ekran var, pıt diye evine ceza geliyor.
Etrafımda kime sorsam “tek tuşla 1500 TL gitti” diye söyleniyor. Özellikle İstanbul’da, Ataşehir ya da Bakırköy gibi yerlerde, her sokak kameralı. Hatta geçen hafta dayım yanlışlıkla emniyet şeridine girmiş, daha eve varmadan e-Devlet’ten ceza SMS’i düştü. Hız rekoru bu. Bir zamanlar ‘kameradan çekmişler’ dedikleri şey şimdi gerçek oldu. Artık ceza yazan robotlar var.
APP plaka modasına da yetişememiştik zaten. Herkes o mavi-beyaz plakalar yüzünden ceza yerken, şimdi normal plakaya bile şans kalmadı. Ön camda bir çatlak, egzozdan hafif bir duman, kemer mi takılı değil, hepsinin ekranı var. Polis arabasının yanından geçerken tedirgin oluyordun, şimdi kafayı kaldırıp bir kameraya bakmaya başladım.
Yalan yok, ülke olarak kuralları çok ciddiye alan bir millet değiliz. “Aman canım, kim görecek?” kafası vardı. Şimdi ise her hareketin bir dosyası var. 14 Mart 2026 itibariyle, İstanbul’da toplu taşımada bile ekranlar anons yapıyor: “Kemer takmayanlara otomatik ceza gönderilecektir.” Bir de üstüne, cezanı ödemeyince faizli borç gibi büyüyor. Maliye benden hızlı koşuyor.
Biraz da haklılar tabii. Millet, APP plaka dedi mi Ankara Ostim’de sabah kuyruk yapıyor, herkes 2 saat bekleyip yeni plaka bastırıyor. Sonra “devlet niye kameradan ceza kesiyor?” deyince komik oluyor. Herkes sistemin arkasından dolanmaya alışınca, sistem de başka bir yol buluyor.
İnsan faktörü ortadan kalktıkça, ufak hataların telafisi de yok. Eskiden polisle göz göze gelir “abi bir kere affet” derdin, şimdi algoritmaya ne anlatacaksın? Ekran ne affeder, ne anlar.
Biraz dikkat şart. Trafikte artık “görmediler” lüksü kalmadı. Yakalanmanın garantisi yok, ceza ise kesin. Bu saatten sonra; kırmızıda geçme, kemer takmama, hız aşıyorsan ekran gözünü dikmiş bekliyor. Şehirler artık Büyük Birader’e emanet.
Etrafımda kime sorsam “tek tuşla 1500 TL gitti” diye söyleniyor. Özellikle İstanbul’da, Ataşehir ya da Bakırköy gibi yerlerde, her sokak kameralı. Hatta geçen hafta dayım yanlışlıkla emniyet şeridine girmiş, daha eve varmadan e-Devlet’ten ceza SMS’i düştü. Hız rekoru bu. Bir zamanlar ‘kameradan çekmişler’ dedikleri şey şimdi gerçek oldu. Artık ceza yazan robotlar var.
APP plaka modasına da yetişememiştik zaten. Herkes o mavi-beyaz plakalar yüzünden ceza yerken, şimdi normal plakaya bile şans kalmadı. Ön camda bir çatlak, egzozdan hafif bir duman, kemer mi takılı değil, hepsinin ekranı var. Polis arabasının yanından geçerken tedirgin oluyordun, şimdi kafayı kaldırıp bir kameraya bakmaya başladım.
Yalan yok, ülke olarak kuralları çok ciddiye alan bir millet değiliz. “Aman canım, kim görecek?” kafası vardı. Şimdi ise her hareketin bir dosyası var. 14 Mart 2026 itibariyle, İstanbul’da toplu taşımada bile ekranlar anons yapıyor: “Kemer takmayanlara otomatik ceza gönderilecektir.” Bir de üstüne, cezanı ödemeyince faizli borç gibi büyüyor. Maliye benden hızlı koşuyor.
Biraz da haklılar tabii. Millet, APP plaka dedi mi Ankara Ostim’de sabah kuyruk yapıyor, herkes 2 saat bekleyip yeni plaka bastırıyor. Sonra “devlet niye kameradan ceza kesiyor?” deyince komik oluyor. Herkes sistemin arkasından dolanmaya alışınca, sistem de başka bir yol buluyor.
İnsan faktörü ortadan kalktıkça, ufak hataların telafisi de yok. Eskiden polisle göz göze gelir “abi bir kere affet” derdin, şimdi algoritmaya ne anlatacaksın? Ekran ne affeder, ne anlar.
Biraz dikkat şart. Trafikte artık “görmediler” lüksü kalmadı. Yakalanmanın garantisi yok, ceza ise kesin. Bu saatten sonra; kırmızıda geçme, kemer takmama, hız aşıyorsan ekran gözünü dikmiş bekliyor. Şehirler artık Büyük Birader’e emanet.
00