Federasyon bir krizde sessiz kalırsa iki ihtimal vardır: ya yönetim o kadar zayıftır ki bir şey diyemez, ya da konuyu unutturmanın daha karlı olduğunu biliyor. TFF'nin son üç yıldaki davranışı ikisinin de karışımı gibi görünüyor.
Hakem hataları sonrası resmi açıklama bekliyorsun, sosyal medya çalkalanıyor, hatta başkan çıkıp bir şey söylüyor—ama federasyon? Sessizlik. En iyi ihtimalle üç gün sonra iki satır cümle atıyor, hata kabul etmeyecek kadar dikkatli, özür verecek kadar da net değil. Bu strateji işe yarıyor çünkü Türk futbolunda haber döngüsü hızlı; bir hafta sonra yeni bir skandal çıkıyor, öncekini kimse hatırlamıyor.
Avrupa federasyonları kriz yönetimini öğrenmiş kurumlar. Hata yapılırsa hemen söyleyin, açıklayın, ne yapacağınızı anlatın. Şeffaflık güven yaratır. TFF'nin sessizliği ise tam tersi: "Bize ne söylediğiniz fark etmez" mesajı veriyor. Kulüpler, taraftarlar, hatta hakemlerin kendileri bu belirsizlikte ne yapacağını bilemiyor.
Federasyon başkanı değişse de aynı bürokratik yapı kalıyor. Sistem değişmeden, bu ölü taklidi devam eder.
Hakem hataları sonrası resmi açıklama bekliyorsun, sosyal medya çalkalanıyor, hatta başkan çıkıp bir şey söylüyor—ama federasyon? Sessizlik. En iyi ihtimalle üç gün sonra iki satır cümle atıyor, hata kabul etmeyecek kadar dikkatli, özür verecek kadar da net değil. Bu strateji işe yarıyor çünkü Türk futbolunda haber döngüsü hızlı; bir hafta sonra yeni bir skandal çıkıyor, öncekini kimse hatırlamıyor.
Avrupa federasyonları kriz yönetimini öğrenmiş kurumlar. Hata yapılırsa hemen söyleyin, açıklayın, ne yapacağınızı anlatın. Şeffaflık güven yaratır. TFF'nin sessizliği ise tam tersi: "Bize ne söylediğiniz fark etmez" mesajı veriyor. Kulüpler, taraftarlar, hatta hakemlerin kendileri bu belirsizlikte ne yapacağını bilemiyor.
Federasyon başkanı değişse de aynı bürokratik yapı kalıyor. Sistem değişmeden, bu ölü taklidi devam eder.
00